Sêvê Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar şahsında kadınlar direnişin damarlarında akan kan olmuştur
Türk kültürel, ekonomik, siyasi, sosyal ve coğrafik işgaline karşı elli yıldır süren özgürlük mücadelesinin yarattğı bilinç ile örgütlenen Kürtler olarak kendimizi yönetmeden özgür olamayacağımız gerçeği ile yürüttüğümüz şehir direnişleri üzerinden yedi yıl geçti.
Savaş gerçekliğini en yakıcı hali ile yaşadığımız bu süreçte Kürt halkı, kadını ve gençliği olarak kendimizi, kimliğimizi, tarihimizi, düşman gerçekliğini bütün yalınlığı ile sorgulamamız gerekmektedir. Hiç birimizin bu savaşın dışında olduğumuzu iddia edemeyeceği gibi, bu saldırıların karşısındaki mücadelenin dışında kalabileceğimizi düşünmemiz de bizler için ancak bir gaflet durumu olacaktır. Buna ne beynimiz ne vicdanımız ne de eriştiğimiz yaşam tecrübemiz izin vermeyecektir.
Önder Apo’nun 50. mücadele Yılında, YPS-YPS JIN örgütü zafer hamlesini 10 Ağustos’ta, 50. Mücadele yılı zafer hamlesi şiarıyla başlattı. Önder APO’nun 50. Mücadele yılında YPS’nin başlattığı Zafer Hamlesi, faşist soykırımcı AKP-MHP rejimini yerle yeksan edilinceye dek ve Önder APO’nun fiziki özgürlüğü sağlanıncaya dek komutan Çiyager ve Zeryan yoldaşların mücadele ruhuyla sürecektir. Yurtsever devrimci halkın örgütlü mücadele tarzı olan YPS, YPS JIN muhteşem sonla, tarihe hesap soracak ve Kürt halkının intikamını faşizmden alacaktır.
Öz savunma toplum için varlık ve özgürlük teminatıdır. Öz savunmasız toplumlar devletçi uygarlık tarafından çok kolay sömürülmüş, asimile edilmiş veya soykırıma uğratılmıştır. Kürt halkı yüz yıllardır Osmanlı ve Türk devleti tarafından sömürülüp asimile edilmekte ve soykırıma uğratılmakta. Cumhuriyet ile birlikte Kürt halkı varlık olarak imha ve inkar edilmiş ‘Kültürel soykırım kıskacı’na alınmıştır. Çeşitli serhildanlar ile soykırıma karşı direnmeye çalışan Kürt halkı serhildanların sonunda trajik sonu yaşamaktan kurtulamamıştır. Sistemleşmiş öz savunmadan yoksun olan Kürt halkı bastırılarak kanlı katliamlar yaşamıştır.
Seyfettin Savaş adlı ajan unsura ilişkin;
Mit ve Jitem bazı zayıf kürt kişiliklerini kendisi için kullanarak devleti kurtaracağını ve Özgürlük Hareketini bitireceğini zannetmektedir. Seyfettin Savaş ve bazı zayıf Kürt kişilikleri üzerinden kullandığı yöntemler hemen hemen aynıdır. Ama ne yazıkki Özgürlük Hareketi bu yöntemleri defalarca deşifre etmesine ve söylemesine rağmen bazı kişiler tarihten ve daha önce yaşanan bu tür durumlardan tecrübe çıkarmadan MİT’in bu tuzağına düşmektedir ve kişiler eliyle Kürt çocuklarının kanı dökülmektedir. Özgürlük Hareketi bu kişiler tarafından tasfiye edilmek istenmektedir. Yine bu ihanetin içerisinde olan kişiler de Kürt çocuklarının kanına girdiğinden kaynaklı acı da olsa Kürt çocukları tarafından cezalandırılmak zorunda kalınıyor.



