AÇIKLAMALAR – YPS https://yps-online.org/tr Son Ne Olursa Olsun Muhteşem Olacak Wed, 05 Jun 2024 04:05:38 +0000 en-US hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.3 Direnen Colemerg Direnen Kürdistandır! https://yps-online.org/tr/2024/06/05/direnen-colemerg-direnen-kurdistandir/ Wed, 05 Jun 2024 04:05:38 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=23152  

Kürt halkı olarak yeni bir darbe girişimini daha yaşamanın eşiğinde bulunmaktayız. İşgalci tc devleti bütün faşizan uygulamalarına rağmen halkın iradesini kıramayınca, demokratik siyasete karşı rutin darbe mekanizması kurmuştur. Bu mekanizma dünyada ilktir, faşist tc ye hastır. Başka bir örneğinin olacağını da tahmin etmiyoruz. Belediyeler, yerel yönetimler halkın kendi kendini yönetme zeminidir. Halk tarafından seçimler ile belirlenen belediye başkanı bir temsiliyettir. Yani o, halktır aslında. Devlet kliğinin buna hiçbir şekilde müdahale etmemesi gerekmektedir. Fakat 31 Mart yerel seçimlerinden sonra da gördüğümüz gibi mevzubahis Kürtler ve Kürdistan olunca hiçbir resmiyetin anlamı kalmamaktadır, suni gerekçeler ile irade saniyeler içerisinde gasp edilebilmektedir. Türkiyedeki ilgili bütün kurumlar da faşizme satışa sunulmuş olduklarından kaynaklı Erdoğan’ın A dediğini, direk faşizmin kitabına dökmektedirler. Halk olarak, biz oyumuzu kendimize vereceğiz dedik. Öyleyse, bu belediyeler biziz. Ve bu belediyelere dönük kayyumlar, bizlere dönük saldırılardır. Düşman, bilinçli bir şekilde resmi kazanımlarımıza saldırmaktadır. Siyasi iradeyi kırmak, genel olarak irade savaşında zayıflamayı beraberinde getirir üzerinden düşünmektedir. Bu şekilde bizi öz savunma bilinci noktasında da zayıflatmak istemektedir. Fakat bizler Kürt halkı olarak, sadece resmi kazanımlarımızın değil bir bütün topraklarımızın tc işgalciliğinden kurtuluşunu sağlayana dek mücadele vermemiz gerektiğini çok iyi bilmekteyiz. Seçme seçilme hakkımız yoksa biz de eylem hakkımızı, devrimci halk savaşı hakkımızı kullanacağız.  Colemergli anamızın dediği gibi ‘ma ne bese , eme naha her dere bıkın qıyamet!’

Bu saldırının Curne Reş belediyesini kazanmamızdan sonra yapılması tesadüfi değildir. Bir yeri alırsanız diğer yerden vururuz politikasıdır.  Curne Reş belediyesi de Colemerg belediyesi gibi düşman tarafından savaş konseptini yürütebilmenin merkezlerinden görülmektedir.  Bu şekilde sıtmayı gösterip açlığa razı etme misali her yeri hedefleyerek sadece bazı yerlere bizi razı edecekler daha sonra ise zaten tamamını gasp edecekler. Yaşanılan durum çokça tanıdık olduğumuz bir düşman politikasıdır.  Seçimler sürecinde halk olarak müthiş bir direnişle Van belediyesini geri aldık fakat seçimlerdeki hileleri ile gasp edilen ve gündemimizde olan Şırnak’ı da vermememiz gerekiyordu, Kars’ı vermememiz gerekiyordu. Yine kazandığımızdan net olduğumuz hiçbir yeri vermememiz gerekiyordu. Sandıkta demokratik usulle aldığımız belediyelerin hemen akabinindeki gaspına serhildanlarla, özsavunma ile cevap vermemiz ve düşmana bırakmamamız gerekiyordu.  Halk olarak her yerde ayağa kalktık fakat Van gibi sonuç alıcı olmadı her yerdeki direnişimiz. Biz demokratik hakkımızın savunucusu ve eylemcisiyiz. Halk olarak bu konuda net olmalıyız. Hangi konuda baş kaldırdıysak, düşman karşısında ne eylem yaptıysak kendi hakkımızı almak içindi, biz haklıydık. Ve bugün de biz haklıyız.

Colemerg belediyesine karşı gelişen kayyum girişimine dönük halk olarak cevabımız net olmuştur; ‘Colemerg ya me ye!’…  Van bizimdir. Şırnak bizimdir. Dersim, Amed, Siirt, Batman, Urfa bizimdir. Bakurê Kürdistan bizimdir. Van’da kayyuma karşı nasıl direndik ve sonuç aldıysak Colemerg’i de kesinlikle işgalci tc devletine bırakmamamız gerekmektedir. Bu bir saldırı, savaş konseptidir. Şimdi tek tek belediyeleri yeniden çalmak için her yöntemi denemektedirler. İddialar bugüne ait değildir, bu belediye başkanı YSK’nın onayından geçmiştir, daha göz altındayken direk kayyum atanmıştır.  Yani AKP- MHP güruhu yalandan usul arayışına bile artık girmemektedirler.  Bu sahtekarlığa karşı en büyük cevap halkın öz savunma tokadıdır. Belediyemizi geri alana kadar her yerde direnişi yükseltmeli, serhildanları büyütmeli, öz savunmamızı geliştirmeliyiz. İki gündür gelişen direniş çizgimize karşı düşman bizi korkutmak, sindirmek, yıldırmak, sonucu kabul ettirmek amaçlı saldırı geliştirmektedir. Bu saldırılar karşısında asla yılmamamız ve bu saldırılara misli ile cevap vermemiz gerekmektedir.  Colemerg YPS’si, Colemerg YPS jin’ı harekete geçme zamanıdır. Colemerg kadını, erkeği, genci, yaşlısı harekete geçme zamanıdır. Başta Colemerg ve ilçeleri olmak üzere bütün Kürdistan halkı olarak harekete geçme zamanımızdır. Mesele sadece belediye gaspı, kayyum değildir. Mesele işgaldir, mesele sömürüdür, mesele talandır, mesele varlığımız karşısındaki tecavüz kültürüdür. Hepimiz sokaklara dökülerek büyük direnecek ve Colemerg’in iradesini düşmana teslim etmeyeceğimiz gibi gösterdiğimiz direniş ile düşmanın bir daha başka bir yerde de buna yeltenmesinin önünü alacağız.

Direniş zafere götürür!

 

YPS- YPS JIN Komutanlığı

05.06.2024

]]>
Zeryan’ın direniş çizgisi savaşmanın hakikatini ortaya çıkardı https://yps-online.org/tr/2024/05/28/zeryanin-direnis-cizgisi-savasmanin-hakikatini-ortaya-cikardi/ Tue, 28 May 2024 05:37:45 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=23146 Özgürlük savaşımızın tarihi dönemeçlerinden biri olan 2015- 2016 öz yönetim direnişleri üzerinden, neredeyse on yıl geçmiş olmasına rağmen düşmanda oluşturmuş olduğu yıkıcı etki vesilesiyle halen sömürgeciliğin en büyük sendromu olmaya devam etmektedir. Bin yıllardır işkal altında olan Kürdistan topraklarında özgürlüğün tarihi başkaldırısı olarak bütün dünyaya emsal olan bu süreç destansı kahramanlıklara tanıklık etmiş, bu kahramanların yaşam ve savaş felsefeleri bir halkın kurtuluş manifestosu niteliğine bürünmüştür. Dört parçaya bölünen ve her parçasında ayrı ayrı fiziki- kültürel soykırım politikası uygulanan insanlığın ana vatanı Kürdistan, eşi benzeri olmayan acılara tanıklık etmiş, bu insanlık dışı saldırganlığa karşın başkaldırı ve isyan kültürü Kürt halkı özelinde kendisini hep diri tutmayı başarmıştır. Çünkü Kürdistan’daki kaybediş insanlığın tarihi kaybedişi anlamına gelecektir ve bunun yanı sıra bu topraklardaki direniş ise insanlığın özgürlük direnişi olmayı ifade etmektedir. Bu hakikat yıllar içerisinde kendisini çok daha yakıcı bir şekilde gerçekleştirmişken, kapitalist sistemin topyekûn hedefi de olmuştur. Kürt halkının özgürlük savaşı sadece tc faşizmi karşısında değil global faşizm karşısında yürütülmüş ve yürütülmektedir.  Bu geçmişte böyleydi, özyönetim direnişleri sürecinde bu şekildeydi ve halen de aynı minvalde devam etmektedir.

Öz yönetim direnişleri Kuzey Kürdistan halkının, halk iradesine dönük gelişen faşist darbeye karşı iradesini koruma özgürlüğünü sağlama öz savunma bilinciydi. Bu süreç dost düşman her kes tarafından doğru algılanmalı, öz savunma bilinci temelinde tarihi bir çizgi olarak doğru okunabilmelidir. Bir halkın genci ve yaşlısı ile varlığını, kültürünü, iradesini koruma ortak refleksiydi. Bu refleks düşman psikolojisinde bir daha asla kapanamayacak keskin bir gedik açmıştır. Akabinindeki yıllarda bu ruhun, duruşun hesabını yapmadan tek bir adım dahi atamamış olan tc faşizmi, o dönemki direnişlerin tekrarının bir daha olmaması için, bütün gerici güçlere ve yöntemlerine adeta biat ederek tedbirler almaya, aldırmaya çalışmıştır.

Bu tarihi direnişin öncü komutanları, tarihi direnişçileri, bu halkın çocukları olan Zeryanlar, Çiyagerler, Xebatkarlar, Rukenlerdi. Özgürlük mücadelelerini içerisinden doğdukları halkı ile birlikte sömürüsüz bir yaşam iddiası üzerinden yürüttüler ve bizlere zaferin eşiğinde bir miras bıraktılar. Bugün bu mirasa sahip çıkarak elde edilen başarıların son eşiği de geçerek zafere evirtilmesini sağlayacak olanlar ise bizler olmaktayız.

O sürecin YPS JIN Şırnak komutanlarından olan Zeryan Deniz arkadaş, 28 Mayıs’ta Şırnak’ta dört arkadaş ile birlikte şehit oldu. Zeryan arkadaş henüz on sekiz yaşındayken Amed’in özgürlük sevdalısı olan yurtsever halkı içerisinden mücadeleye katılıp Botan’ın direniş kalelerinden biri olan Şırnak’ta öz yönetim direnişlerinde Yıldızlaştı. Öz yönetim direnişlerinde Şırnağın bütün mahallelerinde karış karış savaşan öncü bir kadın komutan olan Zeryan Deniz; ‘Ve bir daha Kürt gençlerinin vurulmuş, sere serpe uzanmış fotoğraflarını görmemek için kavga edeceğim. Her şeye rağmen mücadeleye devam!’ sözleri ile devrimci halk savaşının, şehir savaşlarının devrim ruhu olarak bir kültür bırakmıştır ardıllarına. Bugün Şırnak halkının düşman karşısındaki tereddütsüz öz savunma bilinci bu kültürün devamı olmaktadır. Zeryan Deniz, kadının düşman karşısındaki direngen, savaşkan, hesap soran karakteri ile yaratıcı, halkını sahiplenen, yurtsever, sıcak, sürükleyici, zeki yanlarını kişiliğinde özümsemiş ve Şırnak’ta yediden yetmişe herkesin gönlünde yer edinmeyi başarmış bir komutandı. ‘Ölümüne değil ölümden ötesine direnmek’ tespiti ile şahadetinden sonra da oluşturduğu direniş çizgisi ile halkının şahsında savaşmanın hakikatini ortaya çıkardı.

Halkına sahip çıkan devrimciler ve bu devrimcilerin yani kendi çocuklarının izinde yürüyen halk gerçekliği ile, artık yenilgisini saklayamaz pozisyonda olan tc faşizmini kırmak tarihi bir görev olmaktadır hepimiz için. Zeryanların, Çiyagerlerin, Rukenlerin, Nucanların, Xebatkarların, Sevelerin, Asyaların, Memet Tunçların ve yine yüzlerce kahramanın savaşarak Yıldızlaştığı bu mahalleleri, sokakları düşmandan temizlemek; yaşlı, genç, kadın, erkek demeden hepimizin görevidir. Bu çerçevede Zeryanların mirasına sahip çıkabilmek ve özgürlüğümüzü sağlayabilmek için bütün kadınları, gençleri ve halkımızı hep beraber örgütlü ve bilinçli bir öz savunma çizgisini yürütmeye çağırıyoruz.

 

YPS JIN KOORDİNASYONU

28.05.2024

]]>
Direnişçi Kürt Kadınına ve Yiğit Kürt Halkına; https://yps-online.org/tr/2024/04/14/direnisci-kurt-kadinina-ve-yigit-kurt-halkina/ Sun, 14 Apr 2024 05:57:46 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=23106  

Şırnak’ta yaşanan doğal halk refleksi Kürt halkının, işgalci Türk devletinin tecavüz kültürüne karşı verilen tarihi bir cevabı olmuştur. TC faşizmi, yüzyıllardır Kürdistan toprakları üzerinde yürütmediği soykırım politikası bırakmamıştır. Katliam, talan, sömürü, yoksullaştırma, kimliksizleştirme, göçertme, yozlaştırma, ajanlaştırma, uyuşturucu, fuhuş gibi hem fiziki hem de kültürel olarak Kürt halkını teslim alma, Kürdistan topraklarını işgal etme saldırıları sınırsızca ve alenileştirilerek herkese kanıksatılmaya çalışılmıştır. Halkımıza dönük geliştirilen ve derin travmalara neden olan bu olaylar karşısında gelişen en küçük bir karşı koyuşa dönük ise çete kültürlü TC devleti tarafından her türlü mafyatik yönelim geliştirilmiştir.  Darbeci devlet yaşanan her olayla, Kürt halkına ‘biz toprağınızı işgal ederiz, her türlü değerinizi sömürürüz, sizi istediğimiz gibi kullanırız, size istediğimiz her şeyi yaparız ve siz buna boyun eğmek zorundasınız’ demektedir. Bu binyılların tecavüz kültürünün bir halk üzerindeki somutlaştırılmaya çalışılan hali olmaktadır. Bu zihniyet karşısında insanlığın varoluşundan beri, toplumsallık gereği verilen en etkili cevabı açığa çıkan doğal refleksler olmuştur. Bugün Şırnak’ta açığa çıkan da bu doğal ve olması gereken refleksin bir örneği olmaktadır. Bu refleks, insanın en doğal ve en etkili hakkı olan öz savunma hakkıdır.  Hepimiz de iyi bilmekteyiz ki sadece son yıllarda Kürt toplumuna, Kürt kadınına, Kürt gençlerine dönük buna benzer olaylar oldukça yaygın yaşanmaktadır. Bu saldırıların bir kısmı deşifre edilerek halkla, kamuoyu ile paylaşılabilmiş fakat büyük bir kısmı ise devletin çeteleri tarafından gizli bırakılmıştır. Kürdistan’a yerleştirilmiş olan bütün TC işgalci devlet yanlıları,  görevlileri düşmandır ve halkımıza dönük her türlü saldırıda bulunma görevini üstlenmişlerdir. Yaşanan bu saldırılar karşısında sessiz kalmamak, kabul etmemek, anında refleks göstermek çok önemli olmaktadır. Bundan üç yıl önce yine Şırnak’ta gelişen olayda da cinsel saldırıya maruz kalan kız çocuğunun gösterdiği tepkiyi halk sahiplenmiş, sokaklara dökülmüştü. Bu yaşanan olayda da saldırı karşısındaki iki Kürt kadının tepkisi ve refleksi bu tecavüzcü özel savaş elemanını deşifre etmiş ve halkın etkili öz savunmasının gelişmesinin önünü açmıştır. Şırnak’ta bu uzman çavuşun saldırısı karşısında sessiz kalmayan iki Kürt kadınının refleksini de Şırnak halkının bu saldırıyı cezalandırma yöntemini de selamlıyoruz. Bundan sonraki süreçte de faşist TC’nin askerinin, polisinin, kontrasının, ajanının, memurunun Kürdistan kadınına, çocuğuna, halkına dönük bu tür saldırıları karşısında bütün halkımız anında aynı refleksi hiç çekinmeden göstermelidir. Şırnak örneği düşmana ayağını denk aldırtacak ciddi bir mesajdı. Düşman bu olay sonrasında da görüldüğü üzere göz altılar gibi korkutma, sindirme, kabul ettirme girişimlerinde bulunabilir. Bu konuda halkımız asla tereddüt yaşamamalıdır. Bu tarzda yaşanan hangi olay karşısında devletin yasal bir tutumu gelişmiştir?  Aksine mükafatlandırılmışlar, rütbelendirilmişlerdir. Kürt halkı bilinçlidir ve artık bu gerçekliği çok açık bir şekilde görmektedir. Kürdistan’daki her türlü saldırının hesabını halkın kendisi soracak, cezasını halkın kendisi verecektir. Van serhildanlarında gördüğümüz gibi toplu direnişle, Şırnak örneğinde gördüğümüz gibi kitlesel öz savunma ile ancak tecavüzcü ve darbeci TC özel savaş güçleri, TC devleti karşısında başarı elde edilebilmektedir. Açıktır ki direnişin kalesi olan Botan toprakları ve direniş kültürünün öncüleri olan Botan halkına dönük devletin çok boyutlu özel savaş ve işgal planlamaları bulunmaktadır ve bu saldırganlığı kırabilmenin tek yolu örgütlü direniş ile öz savunmadır.

Kürdistan’da  kadın eksenli geliştirilen özel savaş politikaları karşısında kadının tutumu ve duruşu bütün Kürt halkının yaklaşımını belirleyecektir. Kürt kadınları olarak düşmanın özel savaş yönelimleri karşısında örgütlenmeyi ve öz savunmanın öz gücü olmayı kendimize temel görev olarak ele almaktayız. Bu eksende özelde Şırnak halkını ve bütün Kürdistan halkını, gençlerini, kadınlarını bu işgal ve özel savaş politikaları karşısında öz savunmalarını geliştirerek düşmana, düşmanın özel savaş politikalarına geçit vermemeye çağırıyoruz.

YPS JIN KOORDİNASYONU

14.04.2024

 

]]>
Çiyager yoldaşın ruhuyla halkımız öz savunmasını her alanda geliştirmelidir! https://yps-online.org/tr/2024/03/12/ciyager-yoldasin-ruhuyla-halkimiz-oz-savunmasini-her-alanda-gelistirmelidir/ Tue, 12 Mar 2024 10:01:46 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=23067  

Efsanevi Komutanımız Egîd-Mahsum Korkmaz’ın ardılı ve Devrimci Halk Savaşı stratejisi temelinde gelişen Özyönetim direnişinin fedai komutanlarından Çiyager Hêvî’yi sekizinci şahadet yıldönümünde saygıyla anıyor, Şehid Çiyager Hêvî şahsında tüm şehitlerimizin anılarına bağlılığımızı yineliyoruz.

Türk devletinin Kürt halkının soykırımı temelinde başlattığı “Çökertme Planı”na karşı Çiyager Hêvî, Nucan, Zeryan ve Xebatkarlar öncülüğünde halkımız tarihe damgasını vuran bir direniş içerisinde olmuştur. Bu görkemli direniş, düşmanın bu planlarının önüne set çekerek direniş halindeki Kürt halkının saldırıların boyutu ne olursa olsun teslim alınamayacağını ve yenilgiye uğratılamayacağını göstermiştir. Sömürgeci Türk devleti Özyönetim direnişlerinden başlayarak günümüze kadar Kürt halkına ömür biçip sonuç almak istemiştir. Küresel sermaye, NATO, yerel işbirlikçi ve ihanetçilerin desteğini alarak Kürt halkının hareketini, örgütlülüğünü, kazanımlarını, bir bütünen Kürt halkının varlığını tasfiye etmeyi amaçladı. Bu nedenle topyekûn olarak Kürt halkının tüm değerlerine her açıdan saldırılar gerçekleştirdi. Bu saldırılar günümüze dek devam etmektedir. Önder APO öncülüğünde Kürt halkının elli yılı aşan varlık mücadelesi özellikle son dokuz yıldır aralıksız ve yüksek tempoda devam etmektedir. Sekiz yıl önce Sur, Cizre, Şırnak, Hezex, Nisêbîn ve Gever’de olduğu gibi bugün de gerilla öncülüğünde Zap, Avaşîn, Metina, Xakurkê’de bu görkemli direniş sürmektedir.

Görkemli Sur direnişinin komutanı Çiyager Hêvî yoldaş düşmanın geliştirdiği imha saldırılarına karşı Devrimci halk savaşı temelinde büyük inanç, kararlılık ve ısrar ile Sur direnişine öncülük etmiştir. Önder APO’ya bağlılık duygusu ve sahip olduğu umutları direnişin görkemini belirlemiştir. Düşman yönelimlerine karşı hiçbir an, tereddüt, kaygı durumlarını yaşamayarak her anını mücadeleye adamıştır. Sahip olduğu ve geliştirdiği tüm özelliklerini bir komutan olarak savaşçılarına da aktarmıştır. Çiyager Hêvî yoldaşın öncülüğünde ortaya çıkan bu güçlü ve inançlı irade AKP-MHP faşizminin sahip olduğu çağın teknolojisine ve çetelerine karşı çağın direnişini ortaya çıkarmıştır. Sur direnişçilerinin deyimiyle tarihi Paris Komini aşılmış, gösterilen bu direniş ile Sur’da tarihe yeni bir sayfa açılmıştır. Sadece AKP-MHP faşist sürülerine ağır ve stratejik darbeler vurmakla kalmamış, Kürt halkı açısından dönemin ruhunu, iradesini de ortaya çıkarmıştır. Faşist saldırılar karşısında gösterilmesi gereken ruh ve irade açığa çıkarılmıştır. Aynı zamanda topyekûn imha saldırıları karşısında tek seçeneğin direniş olduğu ispatlanmıştır.

Mücadelemizin öncülerinden Kemal Pir Yoldaş, 1982 yılında faşizmin zindanlarında tüm ağır saldırılara karşı “ben bu harekette zaferi görüyorum” demiştir. 1982 yılında dünyaya gözlerini açan Çiyager yoldaş Sur direnişiyle faşizmin tüm saldırılarına karşı “son muhteşem olacak” diyerek bu geleneğin sürdürücüsü olmuştur. Çiyager yoldaş zindan direnişinde Kemal Pir Yoldaş gibi özgür Önderlik, özgür Kürdistan ve özgür yaşam hayallerine dair büyük umut, inanç, kararlılık ve bağlılık beslemektedir.

Hepimizin hayali olan Özgür Önderlik, özgür Kürdistan ve özgür yaşam amacına ulaşmanın yolu olan Devrimci Halk Savaşı’nı daha da geliştirmek önümüzde duran temel görevdir. İmralı’da Önder APO öncülüğünde ve Medya Savunma alanlarında gerilla tarafından yürütülen görkemli direnişi her alana yaymak bu süreçte hepimizin tek amacı ve görevi olmalıdır. Soykırım saldırılarını boşa çıkarmak ve Devrimci Halk Savaşı’nı başarıya ulaştırmak için Çiyager Hêvî yoldaşın ruhuyla halkımızın öz savunmasını her alanda geliştirmemiz ve güçlendirmemiz gereklidir. Savaşan Halk Gerçekliği temelinde kadınlar ve gençler öncülüğünde tüm değerli yurtsever halkımız var gücüyle buna katılarak seferber olmalıdır.

Şahadet yıldönümünde Çiyager Hêvî yoldaş şahsında tüm şehitlerimizi tekrardan minnetle anıyor, anılarına bağlılığımızı belirtiyor ve özlemlerine cevap olacağımızın sözünü veriyoruz.

 

12 Mart 2024

YPS/YPS-JIN Koordinasyonu

 

]]>
15 Ağustos Atılımı, halk ve gerillanın faşizme karşı yürüteceği mücadele stratejisinin ifadesidir https://yps-online.org/tr/2023/08/14/15-agustos-atilimi-halk-ve-gerillanin-fasizme-karsi-yurutecegi-mucadele-stratejisinin-ifadesidir/ Mon, 14 Aug 2023 04:26:41 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=22728  

 

Büyük 15 Ağustos Atılımının 40. yılına girerken, Ulusal Diriliş Bayramımızı başta Önder APO olmak üzere halkımıza ve faşizme karşı mücadele eden, yüreği özgürlük tutkusu ile atan herkese kutlu olmasını diliyoruz. Bu kahramanlık atılımının büyük komutanı Agit yoldaşın şahsında tüm direniş şehitlerini saygı ve minnetle anıyoruz.

 

Kürdistan ve Kürt toplumu üzerinde vahşi, insanlık dışı uygulamaların her türlü yok etme, imha ve katliam yöntemlerinin hiçbir  kurala bağlı kalmaksızın, hiçbir ahlaki ölçünün olmadığı bir gerçeklikte Önder Apo, kendini kurumuş bir ağaçtan farksız gören, öz değerlerinin kurutulduğu, içi boşaltıldığı bir ortamda 15 Ağustos Atılımını gerçekleştirdi. 15 Ağustos Atılımı tarihi anlamda faşizmin topyekûn baskı ve saldırılarına karşı Kürt halkı olarak var olmanın, kendi kimliği ile özgürce yaşamanın bilincini, inancını temsil ediyor.

 

15 Ağustos Atılımı ile Kürt halkının teröre karşı verdiği 39 yıllık mücadele sadece TC devletine karşı değil dünya sistemine karşı verilen mücadeledir. Kapitalist devletçi sistemin dünya hegemonyası Kürdistan’ın bölünmesi, Kürt toplumunun yok sayılarak imha edilmesi üzerine kurulmuştur. Dolayısıyla bir bütün olarak verilen mücadele dünya hegemonyasına karşı verilen mücadeledir.

 

Günümüz koşullarında başta Önderliğimiz, özgürlük gerillası ve halkımız üzerine uygulanan soykırımın konsepti karşısında verilen mücadele tarihi 15 Ağustos Atılımının ortaya çıkardığı ruhtur. İlk atılan merminin düşmanı sarstığı gibi özgürlük gerillası Zap’ta düşmanı hezimete uğratmakta, zindanlarda büyük bir direniş sergilenmekte, Kürt toplumu her türlü inkar ve imha politikaları ile yürütülen faşizan saldırılara karşı mücadeleci bir tutum sergilemektedir.

 

15 Ağustos Atılımı Kürt halkının öz savunması temelinde ortaya çıkan kurtuluşun ifadesidir. Kürt halkı faşizme karşı öz savunmasını oluşturmuş, halk ve gerillanın faşizme karşı yürüteceği mücadele stratejisini belirlemiştir. TC devleti ve onun şahsında özgürlük mücadelesine saldırıların esas amacı halkın öz savunmasını ortadan kaldırmak, mücadele stratejisini bertaraf etmektedir. Çünkü Kürt halkının öz savunma temelinde verdiği mücadele faşist rejimin bütün maskelerini bir bir yırtarak, gerçek yüzünü ortaya sermektedir.

 

Halk ve gerilla olarak büyük bir savaşın içerisindeyiz. Düşman mücadelemizi bitirmek için bütün imkanlarını seferber ediyor. Hiçbir savaşta kullanılmaması gereken kirli savaş yöntemleri ile özgürlük gerillasına saldırıyor. Kürt halkından tutalım Kürdistan’ın taşından toprağına her şeyi kendine düşman bellemiş, halkı katlederken Kürdistan doğasını da yaşanmaz hale getirip çoraklaştırmayı hedefliyor. Amacı Önder Apo’nun başta Kürt halkı olmak üzere halkların kurtuluşunu temsil eden Demokratik Modernite Modelinin yaşamsallaşmasını engellemektir. Lanetli, barbar bir tarihe sahip olan TC hükümetine karşı halk ve gerilla olarak öz savunma temelinde mücadele derinleşerek eceli gelmiş bu canavarı yok edebiliriz. Özgürlük gerillasının kimyasal silah karşısında verdiği mücadeleye karşı şehir savaşını derinleştirerek uygulan soykırım konseptini bertaraf edebiliriz. Öz yönetim direnişlerinde komutan Egid’in ardılları olan Çiyager ve Zeryanların komutasındaki bütün savaşçılar düşmana bir sendrom yaşattı, Mehmet Tunçların, Asya Yüksellerin PKK halktır duruşu ile halk ve gerillanın mücadelesi faşizan AKP-MHP rejimini çöküşe sürükledi. Bundan ötürü özgürlük mücadelesi halk ve gerillanın birlikte yürüteceği ve faşizmi yok edeceği mücadeledir.

 

Bu temelde 15 Ağustos Atılımını büyük bir coşku ile karşılarken, Önderliğimizin fiziki özgürlüğü temel mücadele amacımız olacak, özgürlük için savaşan bir halk olarak faşizan rejime karşı soluksuz, darbeleyici, yok edici bir mücadele geliştireceğiz.

 

YPS-YPS JIN KOORDİNASYONU

14.08.2023

 

 

 

 

]]>
Zeryan Yoldaş, Zeryanca Direnmek Olan Duruşun Adı Oldu https://yps-online.org/tr/2023/05/27/zeryan-yoldas-zeryanca-direnmek-olan-durusun-adi-oldu/ Sat, 27 May 2023 04:50:53 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=22588  

Varlığı yok sayılan özgürlüğü ise elinden alınan halkımız Önder Apo öncülüğünde 50 yılı aşan bir özgürlük savaşı yürütmektedir. Bu savaş varlığını koruma ve özgürlüğünü sağlama savaşıdır. TC faşist devleti kurulduğu günden bu yana tehcir, iskân, tenkil kanunlarıyla her türlü inkâr imha ve katliam siyasetiyle halkımızı sindirmek istemektedir. Yıllardır süregelen inkâr politikası 2014 yılında hazırladıkları diz çöktürme planıyla yeni bir konsepte girdi. AKP-MHP faşist rejimi bu konsept çerçevesinde tarihte eşi benzeri görülmemiş bir barbarlıkla Kürdistan’a saldırmaya başladı. Kürt halkı ve özgürlük hareketine diz çöktürme hesapları yapan TC devleti Zeryanların, Çiyagerlerin direnişiyle karşılaşarak büyük bir hezimete uğradı, çöktürme planlamaları boşa çıkarıldı.

 

Tarihi öz yönetim direnişi imha edilmek istenen Kürt varlığına, kimliğine karşı bir duruşla 2014-2015 yılında yüzlerce yiğit Kürdistan kahramanları tarafından görkemli bir direniş ile ortaya çıktı. Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de, Şırnak’ta, Hezex ve Gever’de kadını, genci, yaşlısı yediden yetmişe direnişte olan yurtsever ve mücadeleci halkımız değerlerine olan bağlılığını faşizme karşı sergiledikleri duruş ile göstermiş oldu. Bir avuç yiğit Kürt gencinin çıplak ama fedai yürekleri ile yüksek teknoloji ile donatılmış TC devletine karşı verdikleri savaş; adeta Türk devletine bir Sendrom yaşatmıştır. Tarihin efsanevi komutanlarının sergilediği direniş halk öncülerini de ortaya çıkardı.  Öz yönetim direnişinde fedaileşen Zeryan, Çiyager, Nucan, Axin, Xebatkar, Berfin, Mehmet Tunç, Asya ve nice direniş şehitlerimiz Şırnak’ta, Cizre’de, Sur’ da, Nusaybin’de, Hezex ve Gever’de yine Kürdistan’ın bir çok şehrinde halkla buluşmanın düşmanda sendrom yaratmanın öncüsü ve birer direniş abidesi olmuşlardır. Tarihe adını altın harflerle yazdıran bu görkemli direnişin sayısız kahramanlarından biri de komutan Zeryan Deniz Amed olmuştur.

 

Her bir sokağında kahramanlık hikâyesinin yazılı olduğu öz yönetim direniş sürecinde Şırnak YPS komutanlığında olan Zeryan yoldaş duruşu, mücadele ruhu ve yoldaşlığıyla Şırnak halkının ve direnişçilerin yüreğinde büyük yer edinmiştir. Komutan Zeryan yaratıcı savaş taktikleri ile düşmana her fırsatta vurmuş, son nefesine kadar her bir mevziiyi birer kale haline getirmiştir. Direniş sürecinde öncü duruşu ile herkese ışık olmuştur. Zılgıtlarının sesi ile direnişe güç düşmana kâbus olmuştur. Zeryan yoldaş Apocu fedai duruşuyla günümüze büyük bir direniş mirası bıraktı. Hem yaşamında hem de savaş meydanında kararlı ve mütevazı duruşu ile yoldaşlarının ve halkının gönlünde taht kurdu. Kadın kurtuluş ideolojisinde öncü bir rol oynadı. Kürt kadının ülkesini toprağını nasıl sevdiğini, özgürlüğe bağlılığın nasıl olması gerektiğini direnişi ile bizlere gösterdi. Zeryanca direnmek olan duruşun adı oldu. Zeryanca direniş ruhu Zapta Melsa, Avzem, Avaşin de Arin, Nuda oldu. Mersin de Saralaşarak, Rukenleşen zafer çizgisini Kürdistan’ın her tarafına yayılmasını sağladı.

YPS JIN kuruluşunda ve öz savunma direniş ruhunun ortaya çıkmasında büyük rol oynayan Zeryan yoldaş zaferin yolunu ardıllarına sonuna kadar açmıştır. Yoldaşları olarak izinde yürümek ve mücadeleyi zafere taşımak en büyük sözümüzdür. YPS-YPS JIN koordinasyonu olarak, Apocu duruşun, azmin, kararlılığın, bilincin sahibi olan komutan Zeryan Deniz arkadaşı şehadetinin 7. Yılında saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz.  Zeryan Deniz arkadaş başta olmak üzere tüm özyönetim direniş şehitlerinin takipçileri olacağımızı, intikamlarını alacağımızın sözünü yineliyoruz.

 

YPS-YPS JIN KOORDİNASYONU

27.05.2023

]]>
Önderliğin doğuşu Kürt halkının dirilişi, kadınların kurtuluşudur https://yps-online.org/tr/2023/04/03/onderligin-dogusu-kurt-halkinin-dirilisi-kadinlarin-kurtulusudur/ Mon, 03 Apr 2023 04:46:57 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=22525 Kürt halkının dirilişine ve kadınların kurtuluşuna öncülük eden Rêber Apo’nun doğum günü olan 4 Nisan’ı kutluyor, Önder Apo’yu dünyaya getiren, büyüten Üveyş Ana’yı saygıyla anıyoruz.

 

Önder Apo çocukluk dönemlerinden bir hakikat arayışçısı olarak özgürlüğe yürüdü. Yaşananları analiz ederek anlam bütünlüğüne kavuşturdu ve var olan düzenin ruhunu hapsetmesine izin vermedi, zincirleri kırmak için aile başta olmak üzere çevrede yaşananlara karşı direndi, olanın değil olması gerekenin mücadelesini verdi.

 

Dilinden, kültüründen, değerlerinden kopmuş, kendi topraklarında muhacir gibi yaşamayı kabul eden, varlık mücadelesini yürütememenin derin acısını yüreklerinin derinliklerine gömen halkın üzerlerindeki ölü toprağı atan, hakikatlerini gün yüzüne çıkarandır Önder Apo. Önder Apo Kürt halkını dili, kültürü, onuru, kimliği, varlığı ile yüzleştiren doğuşu ve dirilişi için mücadele zemini yaratandır.

 

Önder Apo Kürt analarının yaşam umudu oldu. Beyaz tülbentli analar Önder Apo’nun etrafında kenetlendiler, Önder Apo’yu tilililer ile ayakta alkışladılar. Önder Apo’nun eğitimlerini en ön saflarda dinlediler ve bu fikirlerin yayılması, örgütlü güce kavuşması için öncülük ettiler. Çünkü Önder Apo analara özgür Kürdistan’ı hediye etmişti, Önder Apo anaların ruhu, nefesi, yaşam felsefesiydi ve analar Önderliklerine duydukları inançla nice Egîtler, Besêler, Mazlumlar, Zeryanlar, Çiyagerler büyüterek özgürlük davasına adadılar.

 

Önder Apo yaşamda siyah bir leke olarak görülen, itibar edilmeyen, sofrada dahi yeri olmayan kadının kurtuluşu oldu. Kadını özü ile buluşturdu, kadını kendi beni ile tanıştırdı ve kadının gücünü ortaya çıkarması için, var olan düzenle nasıl mücadele etmesi gerektiği zemini yarattı. Toplumun dilinin, kültürünün, değerlerinin, ahlakının kadında bütünleştiğini, kadının hakikati ile toplumun anlam bulacağı mücadelesini verdi. Nice kadın akın akın Önderlik felsefesine koştu ve bu felsefenin oluşturduğu bilinçle kendini yaratan Sakineler, Zilanlar, Beritanlar erkek egemen zihniyetini alaşağı edecek duruşları ile Önderlik felsefesini dünya kadınlarına taşıracak kurtuluş çizgisi oldu.

 

İnsanlığı katleden, toplumu ahlaki değerlerini yok eden sisteme karşı devrimsel mücadele geliştiren Önder Apo’ya karşı hegoman devletler topyekûn saldırmaktadır. Önder Apo ortaya koyduğu paradigma ile sömürgeci devletler varlığını sürdüremez. Toplumun Önderliğin felsefesi ile bilinçlenmesi milliyetçiliğin, ırkçılığın, faşizmin toplumdan arınması özgür insanlığın yaşam bulmasıdır. Bu nedenle Önderlik yıllardır İmralı işkence sistemine tabi tutulmaktadır. Fakat Önder Apo İmralı sistemine karşı yeni bir doğuşla bu sistemi boşa çıkarmış, başta Kürt halkı ve Kürt halkı şahsında halkların özgürlüğü için mücadelesini sürdürmüştür.

 

Önder Apo’nun verdiği soluksuz mücadele ile 8 Mart’ ta ‘jin jiyan azadî’ felsefesi Newroz ateşi ile bütünleşmiş, kadınlar öncülüğünde yüreği devrimle atan halkımız Önder Apo’nun etrafında kenetlenmiştir. 4 Nisan Önderliğimizin doğum gününü Kürt halkının dirilişi ve kadınların kurtuluşu olarak görüyor, bu değerli günü büyük bir heyecanla karşılıyor, YPS-YPS JIN güçleri olarak mücadelemizi büyütme sözünü veriyoruz ve bir kez daha Önder Apo’yu dünyaya getiren Üveyi Ana’yı saygı ve minnetle ile anıyoruz.

 

 

YPS-YPS JIN KOORDİNASYONU

 

 

]]>
ÖNDER APO’NUN TARİHİ 50. MÜCADELE YILININ ÖZGÜRLÜK NEWROZU TÜM                                   DEVRİMCİ YURTSEVER HALKLARIMIZA KUTLU OLSUN https://yps-online.org/tr/2023/03/18/onder-aponun-tarihi-50-mucadele-yilinin-ozgurluk-newrozu-tum-devrimci/ Sat, 18 Mar 2023 05:59:30 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=22514  

Kadim tarihten beri NEWROZ zalim dehaklara karşı halklarımızın ortak özgürlük mücadelesi ve direniş ruhu olmuştur. Kapitalizmin çağında Ulus-Devlet sistemlerinin türettiği faşizmin soykırım zihniyeti hiçbir çağda olmadığı kadar, son iki yüz yılda kadim toplumları soykırım dehşetiyle karşı karşıya bıraktı. Özellikle Ortadoğu kadim toplumları en çok bu soykırım dehşetini yaşayan toplumlar oldular. Tarihte insanlığa beşiklik etmiş onlarca otantik kültüre sahip toplumlar, bu soykırım dehşetinin kurbanı oldular.

Ortadoğu toplumunun en kadim otantik kültürüne sahip olan Kürtler, son yüz yıldan beri kendisine dayatılan emperyalist faşist işgalci güçlerin soykırım kıskacında toplum kırımına tabi tutulmuştur. Bilindiği üzere Önder APO bundan 50 yıl önce bir Newroz gününde günümüz Dehaklarına karşı özgürlük mücadelesini başlatmıştı. Önder APO’dan önce Kürdistan’da ölüm sesizliği hakimdi. İşgalciler hayali Kürdistan’ı ve Kürdü Ağrı Dağı’na gömdüğünü, üzerini betonladığını iddia ediyordu. Kürdistan’da Kürtlere dayatılan inkar imha sürecini ilk fark eden ve bu duruma dur diyen Önder APO olmuştur. Kendine hiçbir inancı, güveni ve iddia umudu kalmayan  Kürdün toplumsal gerçekliğiyle, Önder APO mücadeleye başladı. Önder APO’nun bir Newroz gününde özgürlük mücadelesini başlatması kuşkusuz tesadüf değildir. Önder APO’nun Newroz gününde özgürlük mücadelesini başlatması Ağrı Dağı’na gömülen Kürdün yeniden dirilişi oldu. Çağdaş Kava Mazlum Doğan yoldaşların Amed zindanında Newroz gününde bedenleriyle tutuşturdukları direniş ateşi, büyüyerek tüm Kürdistan halklarına özgürlük ruhu ve bilincini aşılamıştır.

Önder APO öncülüğünde faşist işgalci Türk devletine karşı nefes nefese yürütülen 50 yıllık büyük özgürlük mücadelesi, günümüzde Kürt ve Kürdistan sınırlarını aşan tüm dünya insanlığına öncülük eden evrensel bir paradigma olmuştur. Özünde Önder APO gerçekliği, insanlığın ve toplumsallığımızın var oluşudur. Toplumsallıkla ilgili her ne varsa kutsal ve evrenseldir. Kapitalist modernite çağında tüm toplumsal değerlerimizin ayaklara düşürüldüğü  yaşam tarzına karşı, Önder APO bu anti toplum sisteme karşı, özgür toplum ve insan olmada ısrar etti. Özgür toplum ve insanlık değerlerini savunmak, insanlık adına evrensel olduğu kadar aynı zamanda en kutsal mücadele yöntemidir.

Önder APO emperyalist hegemon güçlere karşı özgür toplumu ve insanlığı savunduğu için bu hegemon güçler tarafından uluslararası komploya maruz bırakıldı. Hareket ve Halk olarak Önder APO’nun 50. Mücadele yılında uluslararası komploya karşı ‘’DEM DEMA AZADİYÊ YE’’ özgürlük hamlesini yükseltmeye hazırlandığımız bir dönemde merkezi Bakurê Kürdistan’da gerçekleşen, Suriye ve Rojava alanlarını da etkisi altına alan büyük deprem felaketiyle sarsıldık. Yüzbinlerce insanımız hayatını kaybetti. Milyonlarca insanımız yaşanan deprem felaketinde mağdur oldu. Kuşkusuz doğal felaketler yaşanabilecek doğal olaylardır. Yaşanan bu doğal felaketin sonuçlarının bu kadar yıkıcı olmasının tek nedeni faşist işgalcı Türk devletinin Kürtlere dayattıkları savaş politikalarının sonucu olduğunu bilmemiz gerekir.

Faşist işgalcı Türk devleti son yüz yıldan beri Kürtlere inkâr imha temelinde bir savaşı dayatıldığı biliniyor. Kürdistan’da Kürtler söz konusu olunca, işgalci faşist Türk devleti katliam, talan, tecavüz, işkence yöntemlerini sistematik olarak Kürtlere karşı hep uyguladı. Son Bakurê Kürdistan’da yaşanan depremde faşist Türk devletinin Kürtlere karşı nasıl bir soykırım zihniyetine sahip olduğunun açık bir göstergesi olmuştur. Yüzbinlerce insanımız halen enkaz altındayken faşist AKP-MHP rejimi depremin ikinci gününde Kürdistan’da olağan üstü hal ilan etmesi, özünde Kürtleri nasıl bir siyasi soykırımdan geçireceklerinin hesabının sonucudur.

Son günlerde faşist AKP-MHP rejimi halklarımızın yaşadığı ağır deprem felaketini unutturmak, genel seçim gündemiyle var olan gündemi saptırmaya, devlet olarak halka karşı içine girdikleri suç durumunun üzerini örtmeye çalışmaktadır. Türkiye’de derin devlet denilen çeteci olgu, Kürt soykırımında AKP-MHP faşist rejimini bir maşa gibi kullandılar. Kürdistan’da Kürtlere karşı yapılan soykırım savaşında AKP-MHP faşist rejimine her türlü çeteci suçu işlettiler. Türkiye’de ergenekon denilen çeteci derin devlet yapılanması bundan sonrada Kürdistan’da Kürtlere karşı uygulanan soykırımı AKP-MHP faşist rejimi eliyle sürdürmek istiyor.

Bugün Türkiye’de normal koşullarda yapılabilecek bir seçimi AKP-MHP faşist rejiminin kaybedeceğini her kes çok iyi bilmektedir. Türkiye’de içine girilen genel seçim sürecinde faşist AKP-MHP rejiminin yapılacak seçimlere karşı son derece rahat olmaları ergenekoncu derin devletin AKP-MHP faşist rejimine yeşil ışık yaktıkları anlamına gelmektedir. Faşist AKP-MHP rejimi kaybedeceği bir seçime girmeyeceğini önemle bilmemiz gerekiyor. Faşist rejim Kürdistan’da zaten olağan üstü hal ilan etmiş, yani Önder APO öncülüğünde Kürdistan’da gelişen devrimci mücadeleyle oluşan yurtsever Kürt halkımızın özgür iradesini olağan üstü hal denilen askeri darbeyle gasp edilmek isteniliyor. Türkiye’de AKP-MHP faşist rejimine karşı güya sol muhalefet adıyla hareket eden altılı masa denilen Millet ittifakı özünde faşist rejimi ayakta tutan bir siyaset izlediklerini devrimci yurtsever halkımız önemle bilmesi gerekiyor.

Türkiye’nin temel sorunu demokrasi ve Kürt sorunu olduğunu herkesin bilmesine rağmen Millet ittifakının sanki Türkiye’de öyle bir sorun yokmuş gibi bir siyaset gütmesi açıkça Türkiye’de AKP-MHP faşist rejiminin yedek lastiği rolüne soyunduklarını önemle bilmemiz gerekiyor. Kürtleri yok sayan inkar imha rejiminin Türkiye halklarını içine düşürdükleri kaos ve kriz görülmeden hiçbir siyasi hareketin başarı şansı olamaz. Ayrıca yukarda belirtildiği gibi Türkiye’de derin devlet Faşist AKP-MHP rejimine onay vermişlerse CHP’ye düşecek olan buna ittihat etmektir. Millet ittifakı içinde yer alan İyi parti özünde bir kontra partisi olduğunu çok daha önceden analiz edebilmiştik. İyi parti konusunda fazla söze gerek kalmadan Meral Akşenerin Millet ittifakına ihanet pratiğinde görüldüğü gibi, bu kontra partinin ne zaman nerede bozgunculuk yapacağı beli olmayan bir kontra örgütlenmesi olduğu açığa çıktı.

Tüm Bakur Kürdistan ve Türkiye halklarımızın bunu önemle bilmesi gerekiyor ki Türkiye’de yüzyıldan beri halklarımıza kan kusturan faşist inkar imha rejimini Önder APO öncülüğünde gelişen radikal devrimci mücadeleyle çöküşün eşiğine getirdik. Bugün  Türkiye’de derin devlet faşist AKP-MHP rejimi şahsında bir kaos kriz durumunu yaşıyorsa, 50 yıldan beri Önder APO öncülüğünde gelişen radikal devrimci mücadele sayesinde olmuştur. Bundan sonrada halklarımızı bu ceberut faşist inkar imha rejiminden tümüyle özgürleştirmek radikal devrimci mücadeleyle olacağını önemle bilmemiz gerekiyor.

Türkiye’de öyle bazılarının iddia ettiği gibi genel seçimlerle faşist rejimi yıkacaklarını belirtenler ya tarihten bi haberler ya da halkta sahte umut geliştirmeye çalışıyorlar. Yaşanan tarihte doğru dersler çıkarmak kadar önemli bir durum olamaz. Öyle iddia edildiği gibi olsaydı 50 yıllık devrimci mücadelemizde Türkiye’de onlarca kez genel seçimler, erken seçimler olmuştur. Her defasında iktidarlar el değiştirse de faşist inkar imha rejimi maalesef aşılamamıştır. Demek oluyor ki Türkiye’de iktidarların el değiştirmesiyle faşist inkar imha rejimi yıkılamıyor. Burada kuşkusuz devrimci demokratik siyasi mücadelenin önemi büyüktür. Ama maalesef Türkiye’de faşizan inkar imha rejimi, devrimci demokratik siyasi mücadelenin gelişmesine fırsat vermiyor. Bugün Türkiye’de gerçek anlamda devrimci demokratik siyasi mücadele yürüten HDP öncülüğündeki barış ve demokrasi ittifakıdır. Dikkat edilirse onun için faşist Türk devleti HDP’yi bitirmek için akla ayana sığmayan aşağılık yöntemlerle HDP’ye saldırıyor. Burada bilince çıkarmamız gereken temel konu faşizme karşı yürütülecek radikal devrimci mücadele belirleyicidir. Faşizme karşı yürütülecek Demokratik siyasi mücadele Radikal Devrimci mücadelenin tamamlayıcısı konumundadır.

Değerli yurtsever halkımız bilindiği gibi Önder APO’nun 50. Mücadele Newroz ayındayız. Bu ay özgürlük mücadelemiz açısında hem büyük halk kahramanlarının ortaya çıktığı bir aydır, hem de Kürt halkı olarak büyük katliamların yaşandığı bir ay olmuştur. 16 Mart 1988 Halepçe katliamı halk olarak her zaman yüreğimizde kapanmayan bir yara olmuştur. Yine 12  Mart 2004 Kamışlo katliamı işgalci egemen güçlerin Kürt halkının yeni katliam fermanıdır.

Özgürlük mücadele tarihimizde ilk şehidimiz olarak bilinen Aydın Gül yoldaşımız bu ayda şehit düşmüştür. Çağdaş Kava Mazlum Doğanlardan Zekiye Alkanlara, Rahşan Demirellerden Ronahi Berivanlara kadar süre gelen bir kahramanlar ordusudur söz konusu olan bu ay. Çağdaş Kava Mazlum Doğan’ın tutuşturduğu Newroz ateşi, büyük gerilla komutanı Mahsum Korkmaz yoldaşın tarihi görkemli direnişine kadar kahramanlık haftası olarak mücadele tarihimize damgasını vurmuştur.

Bu ay aynı zamanda özgürlük mücadele tarihimize damgasını vurmuş  tarihi görkemli özyönetim şehir mücadelesinin işgalci faşist Türk devletine karşı, destansı direnişlerinin zirve yaptığı ay olmaktadır. Devrimci Halk Savaşımızın büyük öncü komutanları olan Çiyager, İslam, Xebatkar, Nucan, Çeko, ve Berfin yoldaşlar, yine büyük halk kahramanları olan Mehmet Tunç ve Asya Yüksel yoldaşlar şahsında bu süreçte faşizme karşı tarihi destansı direnişler sergileyerek şehit düşen tüm şehit yoldaşlarımızı büyük saygı ve minnetle anıyoruz.

Hareket ve halk olarak Önder APO’nun tarihi 50. Mücadele Newroz yılını büyük başarı bilinci, özgürlük coşkusu ve umuduyla karşılıyoruz. Önder APO’nun öncülüğünde gelişen tarihi 50 yılık mücadelemiz sonucunda bugün Türkiye’de faşist inkar imha rejimi AKP-MHP iktidarı şahsında tarihi geri dönülmez bir çöküşün içine girmiştir. Önder APO’nun bu tarihi 50. Mücadele Newroz yılını, faşist inkar ve imha rejimine karşı büyük mücadele yılına çevirmek Önder APO’nun mutlak fiziki özgürlüğünü sağlamak, özgürlük hareketi olarak nihai hedefimiz, iddia ve kararlılığımız olmaktadır. Tüm Türkiye ve Bakûrê Kürdistan devrimci yurtsever halkımızı hareketimizin başlattığı ‘’DEM DEMA AZADİYÊ YE’’ özgürlük hamlesini, faşizme karşı çok daha güçlü sahiplenmeye ve başarı temelinde yükseltmeye çağırıyoruz.

Bu temelde Önder APO’nun 50. Özgürlük mücadele Newrozunu, başta Önder APO’ya tüm devrimci yurtsever halklarımıza ve özgürlük mücadelesi veren tüm insanlığa kutlu olmasını diliyoruz.

 

BIJÎ NEWROZ

BIJÎ RÊBER APO

 

 

18.03.2023

YPS-YPS JIN KOORDİNASYONU

 

 

 

 

]]>
ŞEHİT ÇIYAGER HÊVÎ (CİHAD TÜRKAN) KOMUTASINDAKİ SUR ÖZYÖNETİM DİRENİŞ ŞEHİTLERİ ANISINA https://yps-online.org/tr/2023/03/12/sehit-ciyager-hevi-cihad-turkan-komutasindaki-sur-ozyonetim-direnis-sehitleri-anisina/ Sun, 12 Mar 2023 06:12:07 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=22502  

1982 yılında Batman’da doğan Şehit Çiyager Hêvî, aktif katıldığı gençlik çalışmaları ardından 2004 yılında gerilla saflarında yerini aldı. Şehit Çiyager’in Bakur Kürdistan’da savaşma önerisi 2011 yılında Amed için uygun görüldü. Bir yolcu olarak kamera karşısına geçtiğinde “Fiziksel olarak da Önderliğin özgürlüğünü gerçekleştirmek istiyoruz. Buna olan inancım sonsuz. Amed’e de bu inanç ve mücadele ruhu ile gidiyorum. Önderliğin özgürlüğü için Amed’e gideceğim, buna göre bir katılımım olacak. Bir diğeri de şehit arkadaşlara olan bağlılığımdır. En büyük çabam şehit arkadaşlara layık olmak olacaktır. Şu ana kadar uğruna savaştıkları her şeyi getirdikleri bu noktadan devamını getirmek ve onların ardılı olmaktır. Gittiğimiz alanlarda da bunun gerekliliklerini yerine getireceğiz. Bu iddiayla Amed’e gidiyorum.” diye konuşmuştu.

Amed’de yazdığı raporlarında da “Kendimi tamamen adayan bir katılımla devrimci halk savaşının zihniyetiyle sürece yaklaşacağımı vurguluyorum. Bir yönüyle fedailik en zor süreçlerde en güçlü çıkışı yapabilmektir. Süreç karşısında kendi gücümü açığa çıkarmak isterim. Bu yönüyle geçmişimde açığa çıkarmam gereken gücü çıkaramayışımın yani kendi sorumluluğumu yerine getirmeyişimin ve Önderliğe yeterli bir yoldaş olamayışımın özeleştirisini pratikte vermek istiyorum. Bunu da kendimde barındırdığım tüm ‘ben’leri bir kenara atıp tamamen hedefime kilitlenerek, her türlü göreve içten hazır olabileceğimi belirtiyorum.” diyerek Devrimci Halk Savaşında öncülük yoğunlaşmalarını ortaya koymuştu.

Gün varlığını koruma ve özgürlüğünü kazanma amacıyla şehirlerde  Devrimci Halk Savaşı temelinde sürecin ilk adımlarını atmaya geldiğinde; tereddütsüz ve büyük bir coşkuyla yola koyuldu. Şehit Çiyager ve bir grup yoldaşı sivil savunma güçlerine özyönetim direnişlerine öncülük etmek, halkı savunmak üzere dağlardan şehir merkezlerine indiler.

Amed’in Sur ilçesinde 2015 yılının son aylarında başlayıp 2016 yılı Mart ayına kadar bu direniş sürdü. Bu direnişin 105 günü kıran kırana geçti. NATO’nun ikinci büyük ordusuna karşı özsavunmada aktif yer alan yiğit Kürt gençleriyle birlikte meydan okudular. Karşılarında uçakları, tankı, topu, askerleri, korucularıyla tüm devlet imkanlarını şehir merkezinde de faşistçe kullanan işgalci sömürgeci Türk devlet  güçleri vardı. Özyönetim direnişçilerinin ise; ellerinde ferdi silahları ve kocaman yürekleriyle, Şehit Çiyager gibi bir komutanları vardı. Bu ağır sorumluluğun hakkını vermek için her an ‘daha iyi nasıl olabilir’in arayışı ve çabası içinde oldu.

Katılımıyla, duyarlılıklarıyla, moraliyle, başarıya kilitlenmesiyle sözlerinin ve iddialarının pratikçisi oldu Şehit Çiyager. Hem silahlanmış Kürt gençleri hem de Sur halkı; fedai militanlığına, halk kahramanlığına tanıklık ettiler. Yaşamını özgürlük yoluna adayanların nasıl bir savaşçı kişiliğe, yaşamsal öncülüğe sahip olduğuna tanıklık ettiler. Ve tarih 21 yy.’da “muhteşem son”a inanarak savaşanların erdemini, güzelliğini, onurlu duruşunu bir kez daha yazdı. İşgalciliğe, sömürgeciliğe, faşizme karşı Çiyager öfkesiyle kuşanmanın, Çiyager gibi vurmanın nasıl büyük bir irade açığa çıkardığını yazdı.

Şehit Çiyager’in militanlık, yoldaşlık ve komutanlık duruşunun takipçisi, devamcısı olmayı bir onur, iddialarını ve hayallerini zafere taşımayı da bir görev olarak görüyoruz.

12 Mart 2016’da şehit olan Şehit Çiyager ve tüm Sur özyönetim direniş şehitleri şahsında diğer alanlardaki özyönetim şehitlerimizi de saygı sevgi ve minnettarlıkla anıyor, özgürlük mücadelemizi büyütme ve zafere taşıma sözümüzü yineliyoruz.

 

YPS-YPS JIN KOORDİNASYONU

12.03.2023

]]>
YPS JIN’ın 7. Kuruluş Yıl Dönümü ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun https://yps-online.org/tr/2023/03/07/yps-jinin-7-kurulus-yil-donumu-ve-8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gunu-kutlu-olsun/ Tue, 07 Mar 2023 20:46:25 +0000 https://yps-online.org/tr/?p=22496 Toplumun temel yapısını oluşturan kadın, toplumu toplum yapan onu öz değerleri ile buluşturandır. Çünkü kadın ahlaktır, vicdandır, dildir, kültürdür. Var olan özellikleri ile toplumu ilmik ilmik yaratan, insanlığın huzur içinde yaşaması için var gücü ile mücadele edendir. Toplumu kendi kâr zeminine çevirmek isteyen sistem, ilk iş olarak kadının bu rol ve misyonunu elinden almış ve metalaştırmıştır. Bu temelde ahlak ve vicdan temelli bir toplumun yaratıcısı olan Önder Apo kadını öz değerleri ile buluşturmuş, mücadele zemini yaratmıştır. Önder Apo’nun yarattığı kadının öz gücüne ve öz savunmasına dayalı toplumun inşası temelinde YPS JIN’ın 7. Kuruluş yıl dönümü ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü başta Önder Apo olmak üzere faşizme karşı direnen tüm kadınlara ve Kürdistan halkına kutlu olsun.

 

Milliyetçilik ve dinle faşizan bir toplum yaratmaya çalışan AKP-MHP hükümeti Kürt halkının dilini, kültürünü yok etmek yetmezmiş gibi fiziki olarak da varlığına son vermek doğrultusunda 2015-2016 yılında başlattığı çökertme eylem planına karşı başlatılan öz yönetim direnişleri kadının eylemsellik gücüne, direnişine, fedakarlığına bir kez daha şahitlik etmiştir. Önder Apo’nun bir lokma bir hırka felsefesi ile imkanlar yetersiz olmasına rağmen özgürlük mücadelesi yürüten kadınlar sokak sokak, mahalle mahalle örgütlenmiş üzerine düşen sorumlulukları layığı ile yerine getirmek için muazzam bir direniş sergilemiştir. Tekniğine güvenen ve kullandığı teknikle üstünlüğün kendisinde olduğunu düşünen soysuz düşmanı zırhlı araçlarından çıkaramayacak, mevzilerinden başını kaldıramayacak duruma getirmiştir. Sur’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Şırnak’ta gelişen ve Bakur Kürdistan’da yayılan özyönetim direnişleri karşısında çaresiz kalan faşizan hükümet, devrimci kadınları hedefine almış, halka öncülük eden devrimci kadınları katletme politikaları ile Pakize, Sêvê, Fatma, Asya ve Taybet Ana’yı katlederek direniş ruhunu kırmayı planlamıştır. Fakat bu devrimci kadınların şehadetini 7’den 70’e Kürt halkı omuzlamış jin jiyan azadî sloganları ile direniş mevzilerini inletmişlerdir.

 

Cizre’de halkı cayır cayır bodrumlarda yakan faşizan rejim, bugün gelişen depremde halkı enkazların altında bırakmış, başta afad kuruluşu, askeri ve diğer kurumları halkı kurtarmak için değil de ölmesi için seferber olmuştur. Cizre de Kürt halkını, Kürt kadınlarını bodrumda yakan zihniyet ile bugün Kürdü, Türkü, Arabı vb. dini olarak da Sünni’si, Alevi’sini vb. enkaz altında bırakan yine aynı zihniyettir. Yaşanan deprem Türkiye sisteminde AKP-MHP faşizan rejimi, ırkçılığı, milliyetçiliği enkaz altında bırakmıştır. Halk böyle bir enkazı, insan kıyımını tekrar yaşamamak için ancak demokratik konfederalizmle, öz yönetime dayalı sistemle yaşam bulabilir, mücadele zeminini yaratabilir, yaralarını sarabilir. AKP-MHP hükümetinin yıllarca Türkiye toplumunda ahlakı yok etmek, birbirini öldüren katil insanlık yaratma çabaları, deprem sürecinde yaşanan dayanışma ile boşa çıkartılmıştır. Bu da gösteriyor ki insanlığın damarlarında akan kanda ahlak ve vicdan var oldukça faşizan rejime karşı güç olabilir, mücadele edebilir. Doğasında var olduğu öz değerler nedeniyle halk mücadelesine adanmış kadınlar olarak bu sürece öncülük edeceğiz. Halkımızı kendi kendini kutsamış, ilahlaştıran bu firavunlara bırakmayacak, hesap soracağız.

 

Bizi kimliğimizle buluşturan, var olabilmek için mücadele zemini yaratan Önder Apo’ nun fiziki özgürlüğü sağlanıncaya dek durmayacağız. Her gün daha çok güçlenecek, güçlendirecek, örgütlenecek insanlık düşmanı olan faşizmi yerle bir edeceğiz. Öz yönetim direnişlerinde öncülük eden komutan Zeryan şahsında şehadete ulaşan tüm yoldaşlarımıza karşı YPS JIN’ın 7. Kuruluş yılında ve 8 Mart dünya kadınlar gününde sözümüzü yeniliyoruz, kanınızın son damlasına kadar mücadele ettiğiniz mevzilerinizi bırakmayacak, soysuz düşmandan intikam alacağız.

 

YPS JIN KOORDİNASYONU

08.03.2023

 

 

 

 

 

 

]]>