direniş – YPS https://yps-online.org/tr Son Ne Olursa Olsun Muhteşem Olacak Thu, 17 Mar 2022 09:32:21 +0000 en-US hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.3 DİRENİŞ TÜRKÜSÜYDÜ YAKILAN AĞITLAR… https://yps-online.org/tr/2019/05/11/direnis-turkusuydu-yakilan-agitlar/ Sat, 11 May 2019 07:01:00 +0000 http://yps-online.com/tr/?p=8962 Biz varlığımızı muazzam direnişler ile ebedileştirdik. Bir yanımız yanarken bir yanımızda uçurumlarda kanatlanıp özgürlük merdivenlerini yıldızlara dayıyordu. Bir damla kan dökülürken binlerce tohum filizleniyordu Kürdistan topraklarında. Hiçbir zaman bu toprak ana elini bizden çekmedi. Şehitlerimize kucak açarken bizlere de yaşam barınaklarının olasılığını yarattı. Bu toprakların yabancısı değildik. Tanıyordu toprak ana Şeyh Sait’i, Seyit Rıza’yı, Zarife Ana’yı, Besê ve daha nicelerini. O da bu topraklarda yaşanan tüm direnişlere şahitlik etti, akan her damla kanın yerinde bir tohum yeşertti. O bile bu acımasızlıklara karşı bedel verdi. Kimi zaman vuruldu en haince bir şekilde, kimi zaman yandı ve kimi zaman da kesildi yok sayıldı ama hiç unutmayacağı bir şekilde dört parçaya ayrıldı. Her bir parçasına sınırlar çizildi, halkına zulüm edildi… Ve dahası da vardı bunların tüm yaşanmışlıkları yok sayıp bir hiçlikten ibaret saydılar onu. İşte bunca bedel kimliksiz yaşamamak için, bir hiçten ibaret olmamak için verildi.

Her bir kalkış bedellerle büyüdü ve unutulmadı. Ama amaçlarına ulaşamadan katliamlarla buluştular, ihanetlerle. Bunca bedele ihanet edilir mi? Kendi topraklarına kendi halkına kendi ailene ihanet edilir mi? …

Tabii ki de bunun cevabı ahlaki olarak belli ama düşmanımız o kadar ahlaksız yöntemlere başvurmuş ki tarihten günümüze kadar kirli oyunlar ile karşımıza çıkıp irademizi teslim almak için debeleniyor. Ama unuttuğu ve aslında bilmekten korktuğu bir şey vardı Önder APO ve Kürt halkının muazzam irade ve bağlılığı. Tarih bizi yazdı ve insanlık tarihin de eşi ve benzeri görülmeyen direnişlere şahitlik etti. Sur’ da Çiyager’ lerin direnişi, Şırnak’ ta Zeryan’ ların destansı savaşı gölgelenemedi. Onlar benliklerini sabah doğacak güneş için adadı. Çünkü güneş doğmadan yarınlarımız var olmaz. Onlar yaşamı sevip de yaşamak için ölüme aslında ölümsüzlüğe yürüdüler.

 

ARİN BERİTAN

]]>
YURTSEVER KÜRDİSTAN HALKINA VE KAMUOYUNA! https://yps-online.org/tr/2019/02/10/yurtsever-kurdistan-halkina-ve-kamuoyuna/ Sun, 10 Feb 2019 06:15:40 +0000 http://yps-online.com/tr/?p=8736 Cizre öz yönetim direniş kahramanlarının dördüncü şahadet yıldönümünü vesilesiyle, başta onlar ve onlar şahsında tüm özyönetim şehitlerini  saygı, minnetle anıyoruz.

24 Temmuz 2015 yılında Kürt halkına ve tüm özgürlük güçlerine başlatılan topyekün imha saldırılarına karşı halkımızın başlattığı özyönetim direnişleri, teslimiyete ve ihanete karşı insan ve toplum olmadaki ısrarın bir sonucu olarak refleks düzeyinde bir öz savunmayla karşılık bulmuştur. Artık eskisi gibi 24 Temmuzda imzalanan Lozanların Kürtlere ve Kürdistan’a dayatılamayacağını bu saldırıyı düzenleyen ve destek verenlere açık bir şekilde beyan edilmiştir. Hazırlık düzeyin ne olursa olsun düşman kapına dayanmış ve de onurunu ayaklar altına almaya gelmişse verilecek tek karar, hiç düşünmeden sonuna kadar direnmek olmalıdır. Özgürlük için verilmesi gereken bedel neyse o an gerektiğinde verilmelidir.

Cizre öz yönetim direnişi aylarca sürmüş, istediği sonucu alamayacağını anlayan faşist Türk devleti, en son 14 Aralık 2015’te ilan ettiği beşinci ablukada on binlerce asker, onlarca general ve subay, yüzlerce tank ve her türden yüksek teknoloji ürünü araç ve teknikle, yüzlerle ifade edilen direnişçi gençlere ve savunmasız halka saldırmıştır. Kendi devlet geleneğinden gelen vahşet ve insanlık dışı uygulamalarıyla  bir şehri ve içindeki insanlarını da yok edebilecek bir gözü karalıkla davranmaktan çekinmemiştir. Özellikle de direniş son 15 gününde, çıplak ellerinden başka kendini savunma imkanı olmayan direnişçiler, yapılan tüm uygulama ve teslimiyet çağrılarına rağmen normal bir insanın hayal edemeyeceği şartlarda direnişlerini sonuna kadar sürdürmüş, her şart altında onurlu kalınabileceğini, direnilebileceğini dünya aleme göstermişlerdir.  Bu direniş sonucunda sivil halktan ve direnişçi gençler yanında onların bu direnişine omuz vermeye gelen değişik Kürdistan şehirlerinden onlarca genç de olmak üzere yaklaşık 300 insan şehit düşmüştür.

Tüm Cizre direniş süreci ve özellikle de son 15 günü, bir toplum adına hareket edenlerin, her şart altında onun onurunu ve şerefini korumakla mükellef olduğunu anlatan tarihi günlerdir.  Amed zindanlarında yapıldığı gibi, o gün de Cizre’de hastane bodrumundaki büyük oranda yaralı direnişçiler, özünde aynı şeyi yapmıştır. Tek yol kalmıştır, bu yol da Amed’teki zindan direnişçileri gibi zindana çevrilen hastane bodrumundaki yaralı Cizre şehir direnişçilerinin, teslimiyetin artık bu topraklarda bir daha kök salmayacağını, Bekoların tarihe karıştığını herkese gösterme yoludur.

Cizre direnişçileri kolektif ve ortak bir ruhla, dayatılan teslimiyeti hiç bir şart altında kabullenmeyeceklerini zaten direniş boyunca fazlasıyla göstermişlerdir. Son anda bu türden dayatmaları hiç bir şekilde dikkate almadan hep beraber ve yüzleri aşan bir toplulukla, bu anlamda Kela Dimdimê’deki direnişe benzer fedai bir duruş sergilemiştir. Cizre direnişi PKK kahramanlığının, halk direniş çizgisinin, fedailiğinin en yüksek düzeyde toplumsallaştırdığını gösteren nadide örneklerden biridir.

Amed zindanlarında büyük direnenler ‘Teslimiyet ihanete Direniş zafere götürür’ demiştir. Gerçekten de öyle olmuştur. Fiziki kaybetsen bile, direnenlerin hayatıyla toprağa ektiği yaşam tohumları er ya da geç tekrar tekrar dirilecektir. Özellikle Zinar Raperin (Abdulbaki Sömer), Doğa (Seher Çağla Demir) ve Fırat Pirsus (Mustafa Aslan) arkadaş tarafından gerçekleştirilen büyük fedai eylemleri, yaşanan sürecin ruhunu yansıtan en büyük destansı özgürlük eylemleridir. Zinar ve Fırat arkadaşlar süreç karşısında alınması gereken tutumun ne olması gerektiğini eylemlerinde ideolojik, siyasi ve askeri çizginin nasıl temsil edileceğini ortaya koymuşlardır. Bu arkadaşlar yapılan büyük fedakarlık ve fedailiğe rağmen öz yönetim direnişlerinin tam başarıya ulaşmamasını içine sindirememiş, biri Ankara’da, diğeri Cizre’de öz yönetim şehitlerinin hesabını herkesten sormuş, fedai eylem tarzında zirve yaratarak dönem taktiğinin öncüleri olmuşlardır. Devrimci halk savaşının ideolojik ve askeri hattını bir kez daha herkese hatırlatmıştır. Bu arkadaşların öncülük ettiği eylemlerde dile gelen sınırsız özgürlük duygusu ve istemi, büyük bir intikam ateşine dönüşmüştür.

Bu direnişin büyük kahramanlarından biri olan Mehmet Tunç ve arkadaşları günlerce kurtuluş çağrısı yapmış, ama gelin bizi kurtarın dememiştir! Gelin şehrimizi, vatanımızı, insanlığımızı kurtaralım çağırısında bulunmuştur. Mehmet Tunç  yine son anda bile büyük kalmasını bilmiş; ‘halkın moralini bozmamasını, mücadelenin uzun soluklu olduğunu, bizim direnişimizle sonlanmayacağını’ söyleyerek herkese moral vermiş ve herkesi yine devrimci göreve çağırmıştır. Dolayısıyla burada  Heval Mehmet ve arkadaşları bir mağduriyet fotoğrafı çizmemiş, militanlığın nasıl yapılacağını dost, düşmana herkese göstermiştir.

Heval Mehmetler direnişin süreceğini ve başarıya ulaşacağını müjdeleyen ve beyinlere kazınan ‘biz direndik, bizimle gurur duyun’ sözleri 14 Temmuz büyük ölüm orucu direnişçilerinin ‘başardık, başardık’ sözleriyle aynı anlamdadır. Bu iki duruş da, herkesin devrimci süreçler karşısındaki esas alması gereken yolu göstermiştir. Hastane bodrumlarında şehit düşen arkadaşlar, bize insan olmanın ve insan kalmanın her şart altında mümkün olduğunu ve onurun hiçbir şekilde çiğnetilmemesi gerektiğini göstermiştir.

Bu direnişle ve direnişçileri şahsında kazanan insanlık onuru olmuştur. Kazanarak ölümsüzleşen ve her kesin dilinde ve bilincinde yer edinen Mehmet Tunç, Asya Yüksel ve onlarla sonuna kadar direnen Kürdistan’ın onurlu ve şerefli fedai gençleri, anneleri, babaları ve çocukları olmuştur. İnsanlık onurunu korumak adına günlerce aç, susuz ve yaralı bir halde direnenlere karşı savaşanlar da bugün, kendi faşist devletinin ve toplumunun bile en aşağılık hainleri olarak onursuzluğun her türlüsünü yaşamaktadırlar. Bu savaş sonrasında düşmanın ’çöktürme’ dediği teslimiyet ve yıkım planını yapan Türk devletinin kendisi çökmüş, yıktığı yaktığı şehirlerin altında kalmıştır. Bu durum, şehir savaşları esnasında ortaya çıkan büyük toz ve dumanın dağılması ardından daha net olarak görülmüştür. Çöktürmeye çalışanların kendisi çöküntü altında kalmıştır.

Özcesi Cizre Direnişçileri arkalarında daha büyük direniş imkanı ve başarmanın yolları ve gerekli deneyimin yanında, bir insan ve toplum için en gerekli erdem olan onur ve gururu  fazlasıyla bırakarak tarihsel ve toplumsal görevlerini lakıyla yerine getirmiştir. Cizre, bu tarihi öz yönetim direnişiyle onur hanesine Serhildan ve Berxwedan şehri unvanları yanına bir de Serbilindî (gurur, onur) eklemiştir. Tarihinden gelen Şerefli Cizre unvanını fazlasıyla hak ettiğini herkese bir kez daha göstermiştir.

Bize düşen Mehmet Tunç ve arkadaşlarının bıraktıkları tarihi direniş mirasına sahip çıkmak ve dedikleri gibi onlarla gurur duymaktır. Gelinen aşamada direniş ya da öz savunma artık toplumsal olarak verilecektir. Bunun imkan dahilinde olduğu fazlasıyla gösterilmiştir. Bireysel, parçalı direnişlerin zaferi getirmeyeceğini en iyi öz yönetim şehir direnişleri ortaya koymuştur.  Öz yönetim direnişlerinin bıraktığı miras ve vasiyet üzerinde yapılması gereken tek şey ne olursa olsun başarmak ve zafere giden yolda gereken cesaretli adımlar atmaktır.

YPS olarak bu ağır yükümlülüğün bilincinde olarak Mehmet Tunç, Asya Yüksel ve onlar şahsında tüm Cizre özyönetim direnişçilerinin açtığı zafer yolunda sonuna kadar yürümek, özgür Önderlik ve Kürdistan’ı yaratma adına 2019 yılını amansız bir savaş yılı yapmaktır. Bu vesileyle tekrar başta Cizre direniş şehitleri olmak üzere tüm öz yönetim şehitlerini saygıyla anıyor onları bıraktığı onur ve gururla her şart altında mücadele edip mutlaka başaracağımıza dair halkımıza ve ilerici demokratik insanlığa söz veriyoruz.

YPS Koordinasyonu

10 Şubat 2019

]]>
Nergisler açana dek; demiştiler! nergisler açana dek direneceğiz https://yps-online.org/tr/2019/01/20/nergisler-acana-dek-demistiler-nergisler-acana-dek-direnecegiz/ Sun, 20 Jan 2019 14:20:34 +0000 http://yps-online.com/tr/?p=8479 Nergis zamanına ramak kaldı nergis tadında anlamlaşmış olan bir mücadelenin yoldaşıydılar

Dilinden düşmeyen bir türkü olmuştu Cizre özgürlüğe doğru koştuğu direnişin memleketine giderken bile düşmemişti dilinden Cizre ulaşmıştı nergis bakışlı çocuklar direnişin memleketine

Nergisin sadeliğinde doruluğunda selvinin asaletinde seni görmek

Papatyanın netliğinde kararlılığında seni bulmak

Gülün sevgisinde seni sevmek

Nefelin kokusunda seni aramak

Kır çiçekleri tadında seni yaşamak gerek

Gecenin yıldızında seni anmak

Sabahın seherinde sana doymak

Dört mevsimde senle olmak gerek

Sonbaharda senle hüzün yapraklarını dökmek

Kışta senle üşümek

Yazda senle yanmak

Baharda senle açmak gerek

Tüm kapanmamış yaramla

Tüm yaşanmamış hayallerimle

Tüm sevgimin duygumun hakikatimin umuduyla ardından koşmak gerek

Düşlerin masumiyetinde sen

Tüm özlemlerin fikirlerin seyrinde sen

Gözlerin mehtabında sen

Yüreğimin orta yerinde sen

Mücadelemin esiri sen

Cesaretle koşmamın sebebi sen

Her şeyde sen gerek her şeyde biraz sen

 

Canda Adıl

]]>