YPS – YPS https://yps-online.org/tr Son Ne Olursa Olsun Muhteşem Olacak Mon, 02 Jan 2023 08:06:47 +0000 en-US hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.3 Farklı bedenlerde özgürlüğe aşık, direnişçi kadınların ruhlarının taşıyıcıları olmalıyız https://yps-online.org/tr/2023/01/02/farkli-bedenlerde-ozgurluge-asik-direnisci-kadinlarin-ruhlarinin-tasiyicilari-olmaliyiz/ Mon, 02 Jan 2023 08:06:47 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22407  

Özgürlük sesi Cizre’de, Şırnak’ta, Nusaybin’ de arşa yükselirken, bu ses Kürdistan topraklarına yayılıyor, her gün ayrı bir yerde özgürlük meşalesi yakılıyordu. Bu meşalenin yakıldığı bir yer de Silopi’idi. 7 den 70 ‘ e her kes bu direnişe kendini adamış, Silopi sokakları kendisini yok sayan düşman ile mücadele ediyordu. Biz de varız diyorlardı, hep vardık ve var olmaya devam edeceğiz. Günü gelmişti düşmanı bu topraklardan atmanın, faşizmle bürünmüş gökyüzü, toprakla, sular, ağaçlar…doğa kendine ait olanı arıyordu. Artık tahammülü kalmamıştı kan avcısı potinlerin toprağına basmasına, Botan’dan gelen rüzgarın tenlerine çarpmasına, gökyüzünde parıldayan gök kuşağının karanlık bulutlarla kapanmasına.

Çocuklar düşmanın tanklarına taş atarken, gençler düşmanın toplarına, tüfeklerine karşı silahlanırken kendilerini doğuran, dünyaya getiren analarından emdikleri sütün helali uğruna savaşıyorlardı. Çünkü analar faşizmin karanlığı altında doğum sancısı çekmiş, çocuklarını faşizmin gölgesinde büyütmüştü. Her gün dili için, kültürü için hakaretlere uğrayan analar düşman karşısında boyun eğmemiş, yılmadan çocukları ile Kürtçe konuşmuş, Kürt olma bilinci ile çocuklarını büyütmüştü ve büyüttükleri bu çocukların Kürt özgürlük mücadelesi uğruna bedenleri Silopi’nin toprağına düşerken ellerindeki kına tepsisi ile halaya durmuş, zılgıt sesleri ile çocuklarının bedenlerini Silopi’nin özgür toprağı ile örtmüşlerdi.

Kendi çocuklarına hakkını helal eden analar, kendileri de en ön saflarda yer almış ve heybet, giydikleri yöresel elbiselerde timsalini bulmuş, zafer işareti ile ellerini havaya kaldırdıkları parmakları derinliklerde yaşadıkları kadının özgürlük çığlığını barındırıyordu. Bundandır ki öz yönetim direnişlerinde kadının düşman gerçekliği karşısında duruşu mücadeleye büyük bir güç kazandırmıştı. Bu direngen kadınlardan olan Pakize Silopi’de doğmuş, kendisine temizliğin, saflığın anlamı olan Pakize ismi verilmişti. Kürtçe ninnilerle büyüyen, Kürtçe dengbêjlerle tarihini tanıyan Pakize TC devletinin sömürgesi olan bir kadın, bir halk olmayı kabul edemezdi. Kobani’deki direniş, yüreğinde büyüyen özgürlük tutkusunun dışa vurum noktasıydı. Artık Pakize Silopi’de en ön saflarda yer alıyor, etrafında toplanan kitleler ile sömürgeci TC faşizmine baş kaldırıyordu. Direneceğiz haykırışı Silopi sokaklarında yankılanıyordu. Pakize’yi özgürlük mücadelesinde yalnız bırakmayan ve Önder Apo’nun yarattığı kadın olma bilinci ile kendisini yetiştiren Sêvê ve Fatma Silopi’de yürütülen özgürlük mücadelesinin öncüleri oldular. Jin jiyan azadî sloganını dilinden düşürmeyen, kadın özgürlük mücadelesi için bir çok çalışmada aktif olarak çalışma yürüten Sêvê ve Fatma Önder Apo’nun kadını yaratmadan toplum yaratılmaz bilinci ile yaşamlarını Önder Apo’nun kadın özgürlük mücadelesi çizgisine adamışlar ve bu uğurda faşist TC hükümeti tarafından tutuklanmışlar, mücadelelerini zindanda da sürdürmüş ve faşizme boyun eğmemişlerdir.

Sakine’nin özgürlük tutkusuna aşıktı Pakize, Sêvê ve Fatma. Faşizme karşı Sakine gibi direngen, keskin, baş eğmeyen bir kadın militan olmaktı amaçları ve Sakine’ye bağlılığın kadın özgürlük mücadelesine bağlılık olduğu bilinciyle yaşadılar. Bundan ötürü Paris’te Sakine, Ronahî ve Rojbîn’e uzanan kanlı eller bu üç direnişçi kadına da uzanacaktı. TC faşizan hükümet kadın öncülüğünde öz yönetim direnişlerinin özgürlükle sonuçlanacağını bildiğinden Pakize, Sêvê ve Fatma’nın bedenine 19 mermi yağdırdı. Bu üç bedene atılan mermi Önder Apo’nun yarattığı kadın özgürlük mücadelesine atılan mermilerdir. Ve yine bugün Paris’te Evin Goyi’ye atılan mermi de aynı kanlı ellerin tetiğinden geçmektedir. Özgürlük için mücadele eden bütün halklar özel de Kürt halkı unutmasın ki yerde yatan bedenler Kürt halkının özgürlük mücadelesi, Önder Apo’nun yarattığı kadın kurtuluş çizgisidir. Bu nedenle başta kadınlar olmak üzere Kürt halkı olarak Sakine,Ronahî,Rojbîn, Pakize, Sêvê,Fatma , Evin Goyi olmalıyız. Farklı farklı bedenlerde özgürlüğe aşık olan bu mücadeleci, direnişçi kadınların ruhlarının taşıyıcıları olmalı ve faşizan TC hükümetinden bu katliamların hesabını sormalıyız.

 

Arjîn Pêşeng

 

 

 

]]>
AMED’DE FAŞİZAN İSTİHBARATÇILAR SABOTAJ TAKTİĞİ İLE VURULDU https://yps-online.org/tr/2022/12/30/amedde-fasizan-istihbaratcilar-sabotaj-taktigi-ile-vuruldu/ Fri, 30 Dec 2022 06:43:25 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22398

 

 

Ayın yirmi beşinde gece saat 24 sularında, Amed D tipi cezaevi ile stadyum arasında, cand ve golf marka araçları ile alkol içmek için yol üstünde duran ve düşman istihbaratçılarının içerisinde olduğu araç, Şehit Doktor Dilşad Amed misilleme timlerimiz tarafından sabotaj taktiği ile etkili bir şekilde vurulmuştur. Patlama sonrası bölgeye ambulans ve zırhlı araçlarını sevk eden düşman sabaha kadar bölgeyi ablukaya almıştır. Vurulan araçta dört istihbaratçının olduğu tespit edilirken bunlardan ikisi bir süredir timimiz tarafından takip edilmekteydi. Bu iki istihbaratçı gerilla ailelerini tespit edip, kandırarak evlat nöbeti adı altında zorla HDP il binasının önüne götürme görevi almışlardı. Bu eylemde yaralanan Aytuğ Er ve Ali adlı iki istihbaratçı Amed araştırma hastahanesine kaldırılırken diğerlerinin akıbeti henüz öğrenilememiştir.

Gerilla direnişi karşısında ciddi anlamda kırılmış olan AKP-MHP faşizmi mevcut yenilgili durumunu gizleyebilme adına, yürüttüğü komple imha ve inkâr politikasını derinleştirmeye ve kendisine yeni bir çıkış noktası bulmaya çalışmaktadır. Bir yandan yeni savaş sahaları arayışındayken diğer yandan arttırdığı halk üzerindeki faşizan yönelimleri ile devrimci halk savaşının önünü almaya çalışmaktadır. İşgalci TC çok iyi bilmektedir ki gerilla karşısındaki savaşı tekrardan yenilgi ile sonuçlanmışken şehirlerde gelişecek olan eylemsel süreç ile tamamıyla çıkmaza girecek ve fiziki olarak varlığı sonlandırılacaktır. Kürt halkı için nasıl ki süreç varlık ve yokluk mücadelesi ile tanımlanıyorsa TC faşizmi de kendi açısından bu savaşı varlık yokluk savaşı olarak tanımlamaktadır. Bundan kaynaklı var gücü ile bu sürece faşizm odaklı yüklenmiş durumdadır. Fakat uyguladığı insanlık dışı ve şiddet, yıldırma savaş politikalarının hepsi geri tepmiştir, aslında düşmanın bu durumu kendi zayıflığından ve korkularından ileri gelmektedir.

Gerilla üzerinde yürüttüğü savaşı tamamıyla kimyasallara endeksledi çünkü zayıftı, risk göze alamazdı, zamanı kısıtlıydı ve bir şekilde sonuç alması gerekiyordu. Fakat gerillanın fedailiği ile birleşen savaş gücünü tahmin eden ama hiçbir zaman tam olarak kestiremeyen TC işgalciliği tekrardan bilinen sonucu yaşadı ve kırıldı. Paralel saldırılarını halk üzerinde de uygulayan bu faşizm Kuzey Kürdistan’da ve Türkiye metropollerinde yaprak kımıldamayacak siyaseti ile ellerinden gelen her şeyi yaptılar, fakat halk karşısında da sonuç alamadılar. Halk bu politikalar karşısında dinamiğini, öfkesini, kinini, bilincini çok daha fazla biriktirdi ve fırsatını yaratarak bir şekilde bu faşizmi reddetti, darbeledi. Bilinçli ve devrimci Kürt halkı olarak özgürlüğün devrimci halk savaşından geçtiğinden artık tereddüt yaşamamaktayız. Ş. Doktor Dilşad Amed misilleme timimizin yaptığı eylem ve gerçekleşen diğer bütün eylemler bunun açık kanıtı olmaktadır. Kürt halkı, kadını, gençleri olarak tükenmiş olan TC faşizmini artık ortadan kaldırmanın kararlılığı ile her yerde ve her şekilde eylemsel bir duruş içerisinde olmak bizim için Önderliğimizin fiziki özgürlüğünün sağlanmasının tek yolu olmaktadır. TC sömürgeciliği yaşamımızın her alanına sızarak kültürel ve fiziki soykırım politikalarını uygulamaktadır. Bizler de hem bu sömürgecileri hem de işbirlikçilerini tespit ettiğimiz her yerde hedefleyecek ve fiziki varlıklarına son vereceğiz.

 

Şehit Doktor Dilşad Amed YPS Misilleme Timi

25.12.2022

]]>
HEZEX DİRENİŞİ-6.BÖLÜM https://yps-online.org/tr/2022/12/24/hezex-direnisi-6-bolum/ Sat, 24 Dec 2022 06:52:35 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22393

]]>
HEZEX DİRENİŞİ-5.BÖLÜM https://yps-online.org/tr/2022/12/17/hezex-direnisi-5-bolum/ Sat, 17 Dec 2022 09:33:46 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22390

]]>
WAN’DA BAZ İSTASYONUNA YÖNELİK EYLEM https://yps-online.org/tr/2022/12/12/wanda-baz-istasyonuna-yonelik-eylem/ Mon, 12 Dec 2022 06:44:33 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22386  

Şehit Hêvî Tolhildan YPS JIN misilleme timimiz, 11 Aralık 2022 saat 03.40 sıralarında, Wan’ın İpekyolu ilçesine bağlı Xaçort mahallesi 2245. sokak da bulunan baz istasyonuna özel taktikler ile müdahale edilmiş ve imha edilmiştir.

“Güçlerimiz sömürgeci TC devletinin devrim alanlarımıza yaptığı saldırıya karşılık olarak tespit ettikleri baz istasyonunu küle çevirmiş ve en az 25 bin dolarlık zararı olmuştur. Düşman baskılarını ne kadar arttırırsa arttırsın bizlerde her şekilde meşru savunma gücümüzü yükseltiyor ve her anı hesaplaşma anı yaparak tarihi sorumluklarımızı yerine getireceğiz. Gücümüz var ve bunu düşman kaynakları, düşman unsurları ve özellikle işbirlikçi hainler çok iyi göreceklerdir. İntikam kararlılığımız yapacağımız misillemelerle daha iyi anlaşılacaktır. Tüm yurtsever halkımızı Gerillalarına ve onurlu evlatlarına sahip çıkmaya, hainleri ise kutsal topraklardan ya def etmeye yada defin etmeye çağırıyoruz. Çekdarlardan Serhatlara, Nalinlerden Hêvîlere her bedelin hesabı alınacaktır!

Bijî Rêber APO!”

 

Şehit Hêvî Tolhildan YPS JIN Misilleme Timi

11.12.2022

 

]]>
TECAVÜZE, ANANIZIN AK SÜTÜ KADAR HELAL DİYEN HÜKÜMET https://yps-online.org/tr/2022/12/10/tecavuze-ananizin-ak-sutu-kadar-helal-diyen-hukumet/ Sat, 10 Dec 2022 06:39:54 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22382  

Demokratik, laik devlet diye geçinen TC ve mevcut hükümet AKP toplumun ferahı için değil de toplumu alaşağı etmek için görevlendirilmiş. Faşist şef Erdoğan ve etrafında topladığı sözde toplumun vekilleri uyuşturucu, kadın ticareti, cinayet, hırsızlık ne ararsan var bu insanlarda. Bu şahısların amacı toplumun refahı değil, toplumu toplum yapan ahlak yasalarını yok etmek, toplumu ahlaksızlaştırmak.

Önderlik aile küçük devlettir dedi. Toplum üzerinde uygulanacak olan her politika önce ailede şekillenir, pekiştirilir, kabul görülür ve toplum içinde yaşanılan normlar haline dönüşür. Her gün aile kurumun önemini vurgulayan faşist şef Erdoğan toplumdaki her aileyi kendi politikası ile tekrar dizayn etmek istedi. Bu dizaynın başkahramanları yine kadınlardı. Erkek egemen zihniyetinin kurbanı olan kadınlar bu sefer faşist şef Erdoğan tarafından bir kez daha kurban edilecekti. Erdoğan kadını itibarsızlaştırır, anlamsızlaştırırsa toplumda kadını istediği kadar sömürebilir, toplumun ahlak kurallarını alaşağı edebilirdi. Kadını hiçleştiren Erdoğan dini İslam olan Müslüman olan bu halkın dini duygularını kullanarak yaptı bunu. Yani dini kirli politikalarında kullandı ve toplumu bitirmek için kadını bir kez daha kurban etti. Ee bunun için görevlendirilmişti Erdoğan, bunun için eğitim almıştı kendini yaratan firavunlardan. Amaç net, Türkiye halkının ahlak yasalarını yok etmek ve bu şekilde Türkiye’yi bölmek, parçalamak, yönetmek.

Gündemde MHP Diyarbakır il başkanı Cihan Kayaalp’ın küçük bir kızı istismar etmesi var, şahıs tutuklanıyor ve daha sonra çocuğun rızası var diye serbest bırakılıyor. Hem çocuk diyor, hem rıza var diyor, hem de istismar yok diyor hakim. Yani tecavüz serbest diyor, toplum sessiz, üç maymunu oynamaya devam. Tabi bir de bu taraftan bakmak lazım, bu sapkın şahsın Kürtlerin yaşadığı Diyarbakır’da ne işi var. O da belli. Milliyetçilik nutukları atan mafya Bahçeli, git Kürdistan’da halka karşı ne kadar çirkinleşirsen çirkinleş demiş şahsa. Fakat Cihan Kayaalp Kürdistan’daki görevinde tersköşe olmuş, kendi şahsında MHP sapkınlığını ifşa etmiş ve sahibinden azar işiterek görevine son verilmiş.

Yine tarikat mensubu şahıs kızını 6 yaşında evlendirmiş, bu küçük kız annesi tarafından allanıp pullanarak istismar edeceği kişiye sunulmuş. Küçük kızın 6 yaşında evlendirilmesi can yaktığı gibi annelik değerlerinden yoksun, üzerine giydiği siyah çarşafla Allah’a ibadet ettiğini düşünen, egemen erkek zihniyetini kara çarşafı ile kamufle eden bu yobaz anneye ne demeli.

Tabi bu tarikat mensubu şahıs da mevcut TC hükümetinin tayfalarından. Erdoğan ve Bahçeli gibi Allah’ı dilinden düşürmeyen, Allah üzerinden yatırım yapanlardan. Dilinize doladığınız Alah’ın sizi çarpmasını temenni ederek, bu haberin kamuoyuna servis edildiğinden bu yana Türkiye halkında derin bir sessizlik. Ne halk ayaklandı, ne de başkaldırı oldu. Evet, belki böyle çirkin olaylar çok yaşanmış, birçok kız çocuğu toplumda istismara maruz kalmıştır ve bilinmezlik içinde kaderine mahkum edilmiştir. Fakat 6 yaşında erkeğe kurban edilen bu kadın bütün kadınların sesi olabilir, bu ses kadın örgütlülüğüne ve özgürlük çığlığına dönüşebilirdi. Kadın, kurtuluşu için mücadele edebilir ve erkek egemen zihniyetten intikamını alabilirdi. Fakat bu durumdan faydalanan yine AKP-MHP faşist rejimi oldu. Çünkü hükümet bu haber servis edilirken toplumun nabzını ölçtü, baktı tık yok, bu şekilde tecavüzü, istismarı toplumda normalleştirdi. Yetmedi kanun yasası çıkardı ve adalet bakanı Bekir Bozdağ tecavüzcülere hakkaniyet vererek herhangi bir cezaya tabi tutulmayacaklarını açıkladı. İstismar edilen değil, istismar eden tecavüzcünün mağduriyetini kamuoyuyla paylaştı.

Haram ve helal kuralları olan İslam dininde mevcut hükümet istismarı Türkiye toplumunda helal kıldı ve ananızın ak sütü kadar helal dedi tecavüz. At izi ile it izinin birbirine karıştığı Türkiye’de, İslam’a göre helal ve haram olanda birbirine karıştı.

Arjîn Pêşeng

 

 

]]>
AMED’DE 27 KASIM KUTLAMASI https://yps-online.org/tr/2022/12/05/amedde-27-kasim-kutlamasi/ Mon, 05 Dec 2022 03:05:47 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22378

Şehit Berçem Cilo misilleme timi 26 Kasım’da saat 20.00 civarında Amed Bağlar’da ve saat 23.00 civarında Amed’in şehitlik mahallesinde partimizin kuruluş yıldönümünü havai fişeklerle kutladı. Yine misilleme timimiz  28 Kasım’da sabaha doğru 03.30 sularında Antalya’nın Kumluca ilçesi Karşıyaka mahallesindeki seraları yaktı.

 

Kürt halkı, tarihten bu yana faşizme karşı varlık mücadelesi vermiş, isyanlar yaşamış, ihanete uğramış ve karşılığında nice bedeller vermiş fakat faşist milliyetçi sistemin inkar ve imha politikaları karşısında sinmiş, sindirilmişti. Faşizan sistem, Kürdistan’ı dört parçaya bölerek Kürt halkının örgütlenmesini engellemiş, halkı dilinden, kültüründen uzaklaştırarak asimile etmeye çalışmıştır. Önderliğimiz Kürdistan sömürgedir tespiti ile sadece üzerinde yaşadığımız Kürdistan topraklarının değil Kürt halkının da kimliğinin, dilinin, kültürünün yani varlığının sömürgede olduğunun tespitini yapmış ve Kürt halkının varlık mücadelesini yürütmek için PKK’yi kurmuştur. Bugün Kürt halkı dilini konuşuyor, kültürünü yaşıyor, öz değerlerine sahip çıkıyor ve özgürlük mücadelesini veriyorsa bu PKK’nin faşizan sisteme karşı verdiği mücadelenin sonucudur.

 

Halkın partisi olan PKK’nin kuruluş yıldönümünde aldığımız güç ve moralle, PKK’nin şehitler partisi olması bilinciyle faşizan AKP-MHP’nin Önderliğimiz ve halkımıza karşı uyguladığı inkar ve imha politikalarına karşı mücadelemiz devam edecektir. Bu faşizan rejime hizmet eden herkes ve her şey hedefimizdir.

 

Şehit Berçem Cilo YPS Misilleme Timi

 

26.11.2022

]]>
ÖZ YÖNETİM DİRENİŞLERİ AKP HÜKÜMETİNİ İFŞA ETTİ, İKTİDARINI SARSTI https://yps-online.org/tr/2022/12/04/oz-yonetim-direnisleri-akp-hukumetini-ifsa-etti-iktidarini-sarsti/ Sun, 04 Dec 2022 06:22:32 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22375

 

 

Oyunların, düzenbazlığın ifşa yılı. Rojava devrimi özelde de Kobani zaferi ile AKP faşizan rejimin kuyruğuna basılmış, DAİŞ Erdoğan’ın beklentilerine cevap olmamış, kendisini yaratan devletler-yandaşları tarafından yalnız bırakılmıştı. Erdoğan uçurumdan yuvarlanacağının fark etmişti. İçine girdiği bu durumdan kurtulmak için can havli ile Önder Apo’ya koştu. Çözüm süreci inşası temelinde görüşmeleri sürdüren Önderlik, analizleri ile bu durumların yaşayacağı öngörüsüne sahipti. Erdoğan ve hükümetinin başlatılan çözüm sürecine uymadıklarını, içine girdikleri durumdan kurtulmak için Kürt halkının varlık mücadelesini kullanmalarına izin veremezdi. Önder Öcalan Kürt sorunu üzerinden yürüttüğü mücadelede netti ve Erdoğan’ın oyunlarını sonlandırmanın zamanı gelmişti artık. Erdoğan oynadığı oyunda kaybettiğini anlayınca Kürtleri tanımamaya başladı, Kürt halkını yok saydı. Yıllardır Kürtler üzerinden varlık temellerini atan Erdoğan gerçek yüzünü kamuyla paylaştı.

 

Erdoğan Kürt halkında bir beklenti yaratmış, halkın umutları ile oynamıştı. Bunun bir bedeli olmalıydı. Erdoğan yaptıklarının hesabını vermeliydi. Halk örgütlendi ve öz yönetim ilanları ile Erdoğan ve hükümetinin siyasi yalanlarına siyasi bir duruşla cevap verdi. Şırnak, Cizîr, Nusaybin, Sur ile başladı ve kısa bir sürede Kuzey Kürdistan’ın tüm alanlarına yayıldı. Kürt halkı özerk yönetimi coşku ile karşıladı ve kucakladı. Yediden yetmişe herkes öz yönetim direnişçisi, her ev öz yönetim mekanıydı. Kürtler Erdoğan’dan hesap sormaya başlamıştı, Erdoğan yıllardır eğitimini aldığı Kürt halkını tanıdığını zannediyordu, fakat Kürt halkının değerleri ile oynanınca içindeki mücadele ruhunun nasıl şahlanacağı dersini yaşayarak öğrendi, ona bunu Kürt halkı öğretti. Evdeki hesap çarşıya uymadı, artık yalanın dolanın da miadı dolmuştu. Kürt halkı Erdoğan ve hükümetinin iktidarını sarsmıştı, sarsılmıştı hükümet. Bu durumdan kurtulmak için ırkçılık, milliyetçilik faaliyetlerine başladı, Kürt halkını bölücülükle suçladı. Oysa bölünen onun iktidarıydı. Koltuk giderse kellede gidecek bunu çok iyi biliyordu Erdoğan ve hükümeti. Bu nedenle barbarca, insanlık dışı yöntemlerle saldırmaya başladı Kürt halkına. Sokağa çıkma yasakları ilan etti, ölülerin bedenleri üzerinden kirli faaliyetler yürüttü, hatta Kürt halkını diri diri yaktı. Bu yollarla bu halkın iradesini kırmaya çalıştı, fakat nafile çünkü ölüsünden bu kadar korktuğu düşmanı al aşağı etmek şart olmuştu Kürt halkı için. Halk, kendini yönetme hakkını ilan etmişti bir kere. Düşmanın topu, tüfeği korkutamazdı onu. Öz savunma ruhu ile düşmana cevap verecekti. Sokak sokak, mahalle mahalle mevzilerini hazırladı, nöbetini tuttu, silahlandı. Anne oğluyla, baba kızıyla mevzi almıştı soysuz düşmana karşı. Aileler özgürlük ruhu etrafında kenetlenmişlerdi. Tek düşünceleri başarmaktı ve bu uğurda ne bedel ödenecekse seve seve ödemeye hazırdılar.

 

Öz yönetim direnişlerinde büyük bedeller ödendi, büyük acılar yaşandı. Fakat TC ordusu elindeki tekniğe rağmen öz yönetim direnişlerinde hezimete uğradı, büyük sendromlar yaşadı, Kürt halkı AKP faşizan rejiminin temellerini sarstı, bu rejime baş kaldırılması gerektiği düşüncesini Türkiye topraklarına yaydı. Erdoğan’ı ifşa etti ve  kim olduğunu insanlığa tanıttı. Ve sonuç olarak bu hükümet öz yönetim direnişlerinden sonra toparlanamaz hale geldi, toplumda sesler yükseldi, eylemsellikler başladı. AKP kendi içinde çözüldü, ergenekoncular, fetulahçılar ya da diğer hegoman devletlerden medet umanlar. AKP hükümeti öyle bir hal aldı ki kendi kendine darbe yapacak senaryosu ile kellesini kurtarmaya çalıştı.

 

Öz yönetim direnişlerine öncülük eden komutan Çiyager ve Zeryan şahsında, halk önderleri Mehmet Tunç, Pakize Nayır ve Asya Yüksel şahsında, devrimci militanlar Sêvê ve Xebatkar şahsında şehadete ulaşan öz yönetim kahramanları bize devrimci halk savaşı ile faşizan rejimin yıkılabileceğinin yol göstericisi oldular. Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını ancak devrimci halk savaşı ile kazanılabileceğinin kanıtlayıcısı oldular. Öz yönetim direnişlerinin kahraman şehitleri bugün Kürt halkını soykırımdan geçirmek isteyen faşizan rejimle nasıl mücadele edilmesi gerektiğinin ışığı oldular.

 

Önderliğimizin soykırım kıskacındaki Kürt gerçekliğinden, savaşan halk gerçekliği tanımı devrimci halk savaşı yani öz savunmayla tüm halkın topyekun mücadeleye katılımı anlamına gelmektedir. İçinde bulunduğumuz süreç öz savunma mücadelesini şart kılmaktadır. Kürt halkı cesareti, fedakarlığı ve iradesi ile bugüne kadar hiçbir güce boyun eğmemiş, kendi özünü, kimliğini, korumuş bir halktır. Ve değerleri için hiçbir zaman bedel vermekten korkmamış, çekinmemiştir. Öz yönetim direniş savaşçıları nasıl AKP faşist rejiminin iktidarını sarstıysa, bugünde faşizan rejimin  yıkılması devrimci halk savaşı ile kazanılabilecek bir durumdur. Bedel ödemekten hiçbir zaman çekinmediysek bugünde bu halkın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi tarihi bir görevdir. Çünkü Taybet ananın mücadele ruhu bize bunu göstermektedir.

 

Arjîn Pêşeng

 

 

 

]]>
HEZEX DİRENİŞİ-4.BÖLÜM https://yps-online.org/tr/2022/11/29/hezex-direnisi-4-bolum/ Tue, 29 Nov 2022 07:53:56 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22372

]]>
ÖNDER APONUN ELLİNCİ MÜCADELE YILINDA PKK`NİN 45.Cİ KURULUŞ YILDÜMÜ OLAN ULUSAL DİRİLİŞ BAYRAMININ YURTSEVER KÜRDİSTAN HALKINA VE TÜM İNSANLIĞA KUTLU OLMASINI DİLİYORUZ https://yps-online.org/tr/2022/11/26/onder-aponun-ellinci-mucadele-yilinda-pkknin-45-ci-kurulus-yildumu-olan-ulusal-dirilis-bayraminin-yurtsever-kurdistan-halkina-ve-tum-insanliga-kutlu-olmasini-diliyoruz/ Sat, 26 Nov 2022 11:50:39 +0000 https://yps-online.com/tr/?p=22368  

Kapitalist modernite çağında otantik kültüre sahip onlarca özgürlük yanlısı halkların, kapitalizmin acımasız soykırım kıskacında toplum kırıma uğratıldığı bilinmektedir. Mezopotamya coğrafyasında insanlığa beşiklik etmiş kadim Kürt halkı, tarihi geçmişinde hiç olmadığı kadar 20. yüzyılda kapitalist modernite unsurları tarafından maddi çıkarlar uğruna acımasızca soykırıma tabi tutulmuştur. Kürt ve Kürdistan adına ne varsa inkâr ve imhaya tabi tutulmuş, coğrafyası olduğu kadar halkı da emperyalist güçler tarafından paramparça edilerek tümüyle toplum kırım sürecine alınmıştır. Kürdün inkâr imha süreci, kendine ve kendi ulusal değerlerine ihanet eden bir toplumsal gerçekliğe vardırılmıştır.

Kürdistan da ilk bu durumu fark eden ve bu duruma “Dur” diyen Önder APO olmuştur. “Kürdistan sömürgedir” iki sözcükle yola çıkılarak özgürlük mücadele meşalesini tutuşturmuştur. Hiçbir şekilde kendine ve kendi ulusal değerlerine sahip çıkmayan lanetlenmiş bir toplumsal gerçeklikten yola çıkılarak özgürlük mücadelesi geliştirilmeye çalışıldı. Önder APO’nun ilk mücadele arkadaşlarının Haki ve Kemal arkadaşlar olması tesadüfi değildir. 1970’ler döneminde işgalci Türk devletinin ağır inkâr imha rejimi altında inanılır yol arkadaşlığını bulması, bırakalım özgürlük mücadelesini vermeyi, bunun düşünülmesinin dahi büyük cesaret istediği bir dönem söz konusudur.

Haki ve Kemaller Önder APO’nun ilk ve hakiki mücadele yoldaşları oldular ve aynı zamanda PKK özgürlük mücadelesinin temel mücadele prensiplerini de belirlemiş oldular. Düşmanın ilk Haki arkadaşı hedeflemesi özünde Önderliğe yöneltilmiş bir imha girişimidir. PKK’de yoldaşlık temelleri öyle sarsılmaz atılmıştı ki, gerektiğinde uğruna büyük özgürlük mücadelesi verilmeliydi. Haki Karer yoldaşın anısına Önder APO, geri dönülmez PKK özgürlük mücadelesini başlattı. O günden, günümüze her anı nefes nefese yürütülen PKK’nin 44. mücadele yılını geride bırakmış olduk. PKK 44 yıllık özgürlük mücadele tarihine neler sığdırmadı ki? İnkâr ve imhanın kıskacına alınmış, yok oluşun eşiğine getirilmiş bir halkın yeniden dirilişini gerçekleştirdi. Önder APO mücadelesi, tümüyle lanetlenmiş bir toplumsal gerçeklikten, kendi ulusal değerlerine sahip çıkan, özgürlüğü uğruna büyük savaşmayı göze almış olan devrimci yurtsever bir toplumsal hakikati ortaya çıkardı.

PKK ve Önder APO gerçekliği; Hakilerle partileşen, Mazlumlarla halklaşan, Agitlerle askerileşen, Zilanlarla tanrıçalaşan, Beritanlarla özgür kadın ordusuna ulaşan, Saralarla evrenselleşen bir tarih, insanlığın özgürlükte olan ısrarın yürüyüşüdür.

Geçmişte ve günümüzde PKK’yi yok edeceğini iddia edenlerin, özünde PKKden hiçbir şey anlamadıkları düştükleri akıbetten anlaşılmaktadır. PKK insanlığın ve toplumsallığımızın varoluşudur. İnsanlık ve toplumsallık var oldukça PKK vardır. Toplumsallıkla ilgili her ne varsa insani ve evrenseldir. Kapitalist modernite çağında tüm insanlık toplumsal değerlerimizin ayaklara düşürüldüğü bir yaşam tarzına karşı, PKK bu anti toplum sistemine karşı özgür toplum ve insan olmada ısrarın adı oldu.

Önder APO kapitalist hegemon güçlere karşı özgür toplumu ve insanlığı savunduğu için bu hegemon güçler tarafından uluslararası komploya maruz bırakıldı. Eğer bugün tüm emperyalist hegemon güçler başta Önder APO’ya ve PKK özgürlük gerillasına hiçbir insani ahlak sınırı gözetilmeksizin yasaklanmış kimyasal nükleer silahlarla vahşice saldırıyorlarsa, bu durum özgür toplum ve insan olmadaki ısrarımızdan dolayı yapılmaktadır.

Özgür toplum ve insanlık değerlerini savunmak, insanlık adına evrensel olduğu kadar aynı zamanda en kutsal mücadele yöntemidir. Kapitalist modernitenin vahşi soykırım silahına karşı, Önder APO öncülüğünde PKK, özgür toplum ve insanlık değerlerini savundu.

PKK, devrim içinde devrim yapan bir hareket olmuştur. PKK özgür kadın çizgimiz, Kürt ve Kürdistani sınırlarını aşan ve tüm dünya insanlığına öncülük eden evrensel bir konum kazanmıştır. Bugün kapitalist ulus-devletlerin çağdaş köleciliğine karşı “Jin Jiyan Azadî” sloganları etrafında birleşen, tüm sınırları anlamsızlaştıran toplumsal özgürlüğe göğüs germiş tüm dünya insanlığını görüyoruz. “Jin Jiyan Azadî” sözleri, özünde Önder APONUN özgür yaşam felsefesinin özünü yansıtmaktadır. PKK’nin özgür toplum, özgür yaşam zihniyetinin özü, özgür kadın felsefemizdir. “Jin Jiyan Azadî” sözleri özünde bu özü yansıtmaktadır. Bu yönüyle bakıldığında PKK özgürlük mücadelesi özgür kadın öncülüğünde bugün tüm dünya insanlığına öncülük eden evrensel enternasyonalist bir hareket olmuştur.

Bugün Türkiye de inkar imha rejiminin sürdürücüleri olan faşist AKP-MHP rejimi, partimiz PKK´nin bu devrimsel kazanımları karşısında çılgına dönmüş durumdalar. Kürdistan da yaratılan özgür Kürdü yok etmek için, halkımıza ve hareketimize akla ayana sığmayan vahşi ahlaksızca saldırılar yapmaktadırlar. Faşist AKP-MHP rejimi Zapta Kürdistan özgürlük gerillasına karşı yenileceğini anlayınca şimdide Rojava devrimine her gün saldırılar düzenlemektedirler. Sivil insanlar başta olmak üzere hedef gözetilmeksizin saldırılar yapılmaktadır. Faşist diktatör rejimlerin bir özeliği de kaybettiklerini anladıkları zaman, kudurmuşçasına uluorta her kese saldırırlar. Yüzyıldan beri Kürt ve Kürdistan üzerine kurgulanan işgalci inkar imha rejimi er geç AKP-MHP rejimi şahsında çökecektir.

PKK’nin 45. mücadele yılında her zamandan daha çok zafere yakınız. Bugün Kürdistan da ve dünyada tümüyle faşist inkar ve imha rejiminden kurtulmak için tarihi fırsatlar ortaya çıkmıştır. Tüm dünya insanlığı PKK öncülüğünde Kürt halkının haklı davasını sahiplenmektedir. Faşist türk devleti Kürt halkına karşı işlediği insanlık suçları, tüm dünya insanlığı tarafından lanetlenmektedir.

PKK’nin 45. mücadele yılında hedefimiz; Önder APO’nun fiziki özgürlüğü ile faşist inkar imha rejiminden halkımızı ve ülkemizi tümüyle özgürleştirmek olacaktır. Bunun için partimiz PKK´nin 45. mücadele yılında tüm devrimci yurtsever Kürdistan ve Türkiye halklarımızı PKK özgürlük mücadelesi etrafında daha sıkı kenetlenmeye, özgürlük mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz. Yine Bakur Kurdistan ve Türkiye metropollerinde halkımızın Özsavunma örgütü olan YPS öncülüğünde geliştirilen Zafer Hamlemizi faşizme karşı daha etkili geliştirmeye çağırıyoruz. Tüm devrimci yurtsever Kürdistan ve Türkiye gençliği YPS’nin başlattığı Zafer Hamlesi’nden sorumlu olduğunu önemle bilmelidir. YPS merkeziyle direkt iletişim olsa da olmasa da her devrimci yurtsever genç, bir YPS militanı olduğunun sorumluluğuyla hareket etmelidir. Faşizme ait olan her şey hedeflenmeli ve yakılmalıdır. Bu temelde her gün faşizme karşı Bakur Kurdistan ve Türkiye metropollerinde etkili eylemler geliştiren tüm devrimci yurtsever gençleri selamlıyoruz. Türkiye metropollerinin her alanını faşizme karşı Zap alanına çevirelim.

Bu temelde partimiz PKK’nin 44. kuruluş yıl dönümü olan halkımızın Diriliş Bayramı’nı başta Önder APO’ya, tüm yurtsever Kürdistan halkına ve dünya insanlığına kutlu olmasını diliyoruz.

 

Yaşasın partimiz PKK û PAJK özgürlük mücadelesi

Yaşasın halkların çağdaş sosyalist önderi Rêber APO

 

YPS – YPS JIN KOORDİNASYONU

 

 

 

 

]]>